Eğitimde bir yılda neler değişti?

Eğitimde bir yılda neler değişti?

Umay Aktaş Salman
ERG Araştırmacısı

Türkiye’de, zorunlu eğitim çağında olmasına karşın yaklaşık 743 bin çocuk eğitime erişemiyor.

Ortaöğretimde okullulaşma oranları hala diğer kademelerin gerisinde. Türkiye genelinde yüzde 84,2 olan ortaöğretimde net okullulaşma oranı, Güneydoğu Anadolu’da, Kuzeydoğu Anadolu’da ve Ortadoğu Anadolu’da ülke ortalamasının oldukça altında. Ortaöğretimde mesleki ve teknik liselere ve imam hatip liselerine giden öğrenci oranı azalırken genel ortaöğretimin payında 4,1 yüzde puan artış var. Genel ortaöğretim kapsamındaki Anadolu liselerini tercih eden öğrencilerin sayısı bu artışta etken. 2018-19 eğitim-öğretim yılında kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı okul öncesi eğitim dışındaki tüm kademelerde önceki yıla göre artış gösterdi. Bu veriler Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) geçtiğimiz günlerde açıkladığı 2018-2019 eğitim öğretim yılı istatistiklerinden. Eğitim Reformu Girişimi’nden Araştırmacı Gözde Ertekin’le okula erişim, derslik başına düşen öğrenci sayıları, özel okula giden öğrenci sayıları gibi pek çok konuda son bir yılda neler olduğunu, nasıl değişiklikler yaşandığını ve bu göstergelerin ne anlama geldiğini konuştuk.

15 yaştan sonra çocukların yüzde 10’undan fazlası eğitim dışında kalıyor

MEB 2018-19 eğitim-öğretim yılı istatistikleri eğitime erişimle ilgili ne söylüyor? Okullulaşma oranlarında bir önceki yıla göre tüm kademelerde nasıl bir değişim var?

MEB 2018-19 eğitim-öğretim yılı istatistikleri, net okullulaşma oranlarının bazı kademelerde arttığını, bazı kademelerde azaldığını gösteriyor. Okul öncesinde 5 yaş için net okullulaşma oranı 2017-18 yılına göre 1,4 yüzde puan artarak yüzde 68,3, ortaöğretimde 0,6 yüzde puan artarak yüzde 84,2 oldu. Ortaokulda ise 1,2 yüzde puan azalarak yüzde 93,3 oldu. Yaşa göre net okullulaşma oranları ise, eğitim çağında olduğu halde okul dışında kalan çocuklara ilişkin değerlendirme yapabilmek için önemli bir veri. 2018-19’da, zorunlu eğitim çağındaki çocukların 6-9 yaşta yüzde 1,72, 10-13 yaşta yüzde 1,36, 14-17 yaşta yüzde 11,78’inin okul dışında olması yaklaşık 743 bin çocuğun eğitime erişemediği anlamına geliyor. Önceki yıl ile kıyaslandığında, net okullulaşma oranının 6-9 yaş için 0,07, 10-13 yaş için 0,02 yüzde puan azaldığı, 14-17 yaş için 0,58 yüzde puan arttığı görülüyor. 14-17 yaş net okullulaşma oranının 14 yaşta yüzde 95,44 iken, 17 yaşta yüzde 80,33 olması önemli bir soruna işaret ediyor ve okul terkine yönelik politikaların ortaöğretimin özellikle ilk iki yılına odaklanması gerektiğine işaret ediyor.

 

Kademelere Göre Net Okullulaşma Oranları (%)

2017-18 2018-19
Oğlan Kız Toplam Oğlan Kız Toplam
Okul öncesi (3-5 yaş) 39,8 38,1 38,5 39,4 38,8 39,1
Okul öncesi (4-5 yaş) 50,9 50,0 50,4 51,2 50,4 50,8
Okul öncesi (5 yaş) 68,0 65,8 66,9 69,3 67,2 68,3
İlkokul 91,4 91,7 91,5 91,8 92,1 91,9
Ortaokul 94,3 94,7 94,5 92,9 93,6 93,3
Ortaöğretim 83,8 83,4 83,6 84,5 83,9 84,2

 

Çocukların okula erişmesi devam ettiği anlamına gelmiyor. Devamsızlık da önemli bir sorun. Okul türlerine göre 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci sayılarında son veriler bize ne söylüyor?

Devamsızlık oranlarına Millî Eğitim Bakanlığı istatistiklerinde yer verilmiyor ancak bu bilgi Mart 2019’da yayımlanan 2018 İdare Faaliyet Raporu’nda yer alıyor. Rapora göre, mesleki ve teknik ortaöğretimde 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı yüzde 39,8’den yüzde 44’e, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 32,2’den yüzde 36’ya çıktı. İlkokulda bu oran yüzde 5,7, ortaokulda ise yüzde 10,0. MEB 2018 yılı performans programında devamsızlıkla ilgili hedefler oranları sabit tutmak ya da 1 yüzde puan düşürmek olarak belirlenmişti. Ancak mesleki ve teknik eğitimde devamsızlık yapan öğrenci oranı hedeflenenin yüzde 5,0, Anadolu imam hatip liselerinde yüzde 4,9 üzerinde kaldı. İlkokulda ve ortaokulda ise hedef gerçekleşti. Ortaöğretimdeki bu artış oldukça dikkat çekici. Geçmiş yıllarda bunun önlenmesine yönelik projeler başlatıldı, bunlara rağmen neden bu sonuçla karşılaşıldığı dikkatlice irdelenmeli. 

 

Kızlar ve oğlanlar arasında lisede okullaşma farkı biraz daha arttı 

 

Ortaöğretimde okullulaşma oranları hala diğer kademelerin gerisinde. Peki eğitime erişiminde cinsiyetler ve bölgeler arası fark var mı?

Türkiye genelinde yüzde 84,2 olan ortaöğretimde net okullulaşma oranı, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 70,3, Kuzeydoğu Anadolu’da yüzde 70,6 ve Ortadoğu Anadolu’da yüzde 71,8. Yani ülke ortalamasının oldukça altında. Net okullulaşma oranları cinsiyet ayrımında incelendiğinde, Türkiye genelinde, ortaöğretimde kızlar ve oğlanlar arasındaki farkın önceki yıla göre bir parça arttığı görülüyor. Fark 0,4 yüzde puandan 0,6 yüzde puana açıktı. 2018-19’da kızların ülke genelinde ortaöğretimde net okullulaşma oranı yüzde 83,9 oğlanların ise yüzde 84,5. Güneydoğu Anadolu bölgesi ise okullulaşmada cinsiyet farkının en yüksek olduğu bölge. Güneydoğu Anadolu’da liseye giden kızların oranı 2018-19’da yüzde 68,4. Ancak bu bölgede kızların ortaöğretimde okullulaşma oranı 2015-16’da yüzde 64,2 iken 2018-19’da yüzde 68,4 oldu. Yani son yıllarda bir artış var. Cinsiyete göre farkın en yüksek olduğu bu bölgede bu fark geçen yıla göre de azalmış durumda; 2017-18’de 4,6 olan fark, 3,7 yüzde puana geriledi. Ancak elbette yeterli görülemez. Kızların okullulaşma oranının oğlanlardan daha yüksek olduğu iki bölge ise 0,6 yüzde puan farkla İstanbul (%89,1) ve 2,3 yüzde puan farkla Kuzeydoğu Anadolu (%71,8). 

 

Ortaöğretimde Bölgeler ve Cinsiyet Ayrımında Net Okullulaşma

 

Bölge* Oğlan (%) Kız (%) Toplam (%) Fark (yüzde puan)
Batı Anadolu 91,3 91,2 91,3 0,1
Doğu Marmara 90,9 90,7 90,8 0,2
Doğu Karadeniz 90,4 90,0 90,2 0,4
Batı Karadeniz 89,3 89,3 89,3 0,0
İstanbul 88,5 89,1 88,8 -0,6
Ege 88,3 88,2 88,2 0,1
Batı Marmara 87,7 87,4 87,6 0,3
Orta Anadolu 87,7 87,2 87,5 0,5
Akdeniz 85,5 85,1 85,3 0,4
Ortadoğu Anadolu 72,6 70,8 71,8 1,8
Kuzeydoğu Anadolu 69,5 71,8 70,6 -2,3
Güneydoğu Anadolu 72,1 68,4 70,3 3,7
Türkiye 84,5 83,9 84,2 0,6

*İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. Düzey (İBBS-1)

 

Özel okullara giden öğrenci oranı artmaya devam ediyor

 

Özel okul sayısı ve özel okula devam eden öğrenci sayısı son yıllarda artmaya devam ediyor. Özel öğretimin payındaki artış devam ediyor mu? 

Özel öğretimde öğrenim gören öğrencilerin payındaki artış her kademe için devam ediyor. Özel okulların payı ise okul öncesi dışında tüm kademelerde arttı. 2018-19 eğitim-öğretim yılında özel okulların tüm okullara oranı önceki yıla göre 1,4 yüzde puan artarak yüzde 19,2 oldu. Kademeler ayrımında özel okulların payında 3,3 yüzde puanla en fazla artış öğrenci oranının yüzde 28,4’e ulaştığı ortaöğretimde yaşandı. Özel okulların payının yüzde 50,2 ile en yüksek olduğu okul öncesinde ise 1,6 yüzde puan düşüş yaşandı. Özel okullarda okuyan öğrencilerin oranı ise okul öncesi kurumlarda 0,8 yüzde puan arttı. 

 

Özel Okul ve Özel Okul Öğrencilerinin Oranı (%)

2017-18 2018-19
Okul Öğrenci Okul Öğrenci
Okul öncesi* 51,8 15,7 50,2 16,5 
İlkokul 6,5 4,6 7,3 5,0
Ortaokul 10,0 6,0 10,9 6,2
Ortaöğretim 25,4 13,0 28,7 13,7
Toplam 17,8 8,3 19,2 8,7

* T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kurumlar ile İş Kanununa göre işletmelerde açılan kreşler dahildir.

 

Her yıl en çok tartışılan konulardan biri imam hatip okulları ve mesleki teknik eğitim. 2018-19 verilerine göre imam hatip okulları ve mesleki ve teknik eğitimde okul ve öğrenci sayıları nedir? Nasıl bir değişim söz konusu ?

2018-19’da örgün imam hatip liselerinde öğrenim gören öğrenci sayısı 498 bin 2, imam hatip ortaokulunda 761 bin 785. Mesleki ve teknik eğitim genel müdürlüğüne bağlı liselerde öğrenim gören öğrenci sayısı 1 milyon 485 bin 328. Örgün ortaöğretimde öğrencilerin program türlerine göre dağılımına bakıldığında en yüksek pay yüzde 39,2 ile genel ortaöğretimde. Genel ortaöğretimi, yüzde 34,9 ile mesleki ve teknik eğitim, yüzde 11,7 ile din öğretimi takip ediyor. Önceki eğitim-öğretim yılına göre mesleki ve teknik ortaöğretimin payında 4,5 yüzde puan, din öğretiminin payında 0,3 yüzde puan azalma; genel ortaöğretimin payında 4,1 yüzde puan artış olduğu görülüyor. Genel ortaöğretim kapsamındaki Anadolu liselerini tercih eden öğrencilerin sayısı bu artışta etken.

Okul sayılarına bakıldığında ise genel ortaöğretim okullarının payının, 2017-18 eğitim-öğretim yılına göre 1,4 yüzde puan artarak, okulların yüzde 49,9’u ile, önceki yılda olduğu gibi ortaöğretim programları arasında en büyük paya sahip olduğu görülüyor. Ortaöğretim kurumları arasında genel ortaöğretimin payının artması Anadolu liselerinin sayısının artmasından kaynaklanıyor. Önceki eğitim-öğretim yılından bu yana, resmi Anadolu lisesi sayısı 2 bin 552’den 2 bin 664’e, özel Anadolu lisesinin sayısı ise bin 43’ten bin 494’e çıktı. LGS 2018’de, veli ve öğrencilerin yerel yerleştirme sistemi ile öğrenci alan Anadolu lisesi kontenjanlarının artırılmasına yönelik talepleri olmuştu. MEB tarafından açıklanan LGS 2018 birinci yerleştirme sonuçlarına göre de yerel yerleştirme sistemiyle tercih edilen okul türlerinde en yüksek doluluk oranı Anadolu liselerine aitti. Anadolu liselerindeki artış bununla ilgili olabilir. Diğer yandan, 2019 Yatırım Programı’nda yer alan okul inşaatlarına bakıldığında, ortaöğretimde 2021 yılına kadar 231 mesleki teknik Anadolu lisesi ve çok programlı Anadolu lisesi, 162 imam hatip lisesi ve uygulama atölyesi, 151 Anadolu lisesi ve 9 fen lisesi inşaa edileceği belirtiliyor.

Ortaöğretimde kurum sayısı toplamda 723 artarken, bu kurumların yüzde 77,9’unu resmi ve özel Anadolu liseleri oluşturuyor. Okul sayısı her program türünde arttı ancak mesleki ve teknik ortaöğretimin payı 0,8 yüzde puan, din öğretiminin ise 0,6 yüzde puan azaldı.

 

En kalabalık derslikler ortaokulda 

 

Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı nedir? Bir önceki yıla göre bir değişim var mı? 

2018-19 eğitim-öğretim yılında, derslik başına düşen öğrenci sayısı, okul öncesinde 19, ilkokulda 20, ortaokulda 29, ortaöğretimde 20’dir. Ancak resmi ve özel ayrımında bakıldığında, 2017-18 eğitim-öğretim yılında olduğu gibi, 2018-19’da da derslik başına düşen öğrenci sayısı resmi okullarda özel okullara kıyasla oldukça yüksek. Örneğin, ilkokulda, resmi okullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 22 iken, özel okullarda 9. Önceki yıl olduğu gibi, derslik başına düşen öğrenci sayısının en yüksek olduğu kademe, hem resmi hem de özel okullar için ortaokuldur.  Derslik başına düşen öğrenci sayısı, ortaokulda resmi okullarda 32, özel okullarda ise 13’tür. Ancak bu rakamlar Türkiye geneli için durumu gösteriyor. Bölgeler ve iller bazında değerlendirildiğinde çok farklı bir tablo ile karşılaşılıyor. 

 

Eğitime erişebilen özel gereksinimli çocuk sayısı nedir? Hem öğrenci hem de okul, sınıf sayılarında nasıl bir değişim var mı?

2018-19’da, özel eğitim hizmetlerinden yararlanan toplam öğrenci sayısı önceki yıla göre yüzde 12,8 artarak 398.867 oldu. Kademeler ayrımında incelendiğinde, öğrenci sayısı, önceki yıla göre okul öncesinde yüzde 28,5 artarak 4 bin 771, ilkokulda yüzde 9,6 artarak 153 bin 503, ortaokulda yüzde 16,2 artarak 166 bin 333 ve ortaöğretimde yüzde 11,2 oranında artarak 74 bin 260 oldu. Okul öncesinde toplam öğrenci sayısında dikkat çekici bir artış olsa da, diğer kademelere kıyasla özel eğitim hizmetlerinden yararlanan öğrenci sayısı önceki yıllarda olduğu gibi oldukça düşük kaldı. Bu durum, özel eğitimde okul öncesi zorunlu olmasına karşın yeterli sayıda okul/sınıf olmamasından da kaynaklanıyor. Özel eğitimden yararlanan öğrenci sayısı artmış görünüyor ancak çocukların ne kadarının eğitime eriştiğini, ne kadarının eğitim dışında kaldığını anlayabilmek için özel gereksinimli çocukların sayısının paylaşılmasına ihtiyaç var.

Özel eğitimden faydalanan öğrenci sayısına cinsiyet ayrımında bakıldığında ise, tüm kademeler içinde özel eğitim hizmetlerinden yararlanan kız öğrenci sayısının oğlan öğrenci sayısından düşük olduğu görülüyor. Oğlan öğrenci sayısı kız öğrenci sayısının tüm kademelerde yaklaşık 2 katı. Özel eğitim okul/sınıf/kurum sayısı 2017-18’de bin 395 iken, yüzde 6,7 oranında artarak 2018-19’da bin 489 oldu. 

 

Kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısının en düşük olduğu okul öncesi kademesinde son veriler bize ne söylüyor? Ortaöğretimde de kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı ilk ve ortaokuldan sonra hızla düşüş gösteriyordu. Bu düşüş devam ediyor mu?

2018-19 eğitim-öğretim yılında kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı okul öncesi eğitim dışındaki tüm kademelerde önceki yıla göre artış gösterdi. Okul öncesinde ise, özel eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrenci sayısı artmış olsa da, kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı 2017-18’e göre yüzde 51,6 oranında, 2016-17’ye göre ise yüzde 64,5 oranında azaldı. 

Ortaokulda kaynaştırma öğrencisi sayısı 130 bin 624 iken ortaöğretimde 48 bin 257’ye düşüyor. Ortaöğretime geçişte öğrenci sayısındaki bu azalma, yalnızca kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısında değil, özel eğitim hizmetlerinden faydalanan toplam öğrenci sayısında da görülüyor. Özel eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrenci sayısı ortaokulda 166 bin 333’ken, ortaöğretimde 74 bin 260’dır. Öğrenci sayısının ortaöğretim kademesinde ilkokul ve ortaokula göre dikkat çekici biçimde düşük olmaya devam etmesi, özel gereksinimli çocukların eğitimden erken ayrılmalarını önlemeye yönelik politikalara duyulan gereksinimin sürdüğünü gösteriyor. Özel gereksinimli çocuklar için açıköğretim verileri ise MEB istatistiklerinde ayrıştırılmış olarak yayımlanmıyor. Bu sebeple özel gereksinimi olan çocukların örgün eğitim dışında olduğu bilinse de, yaygın eğitime katılımlarıyla ilgili yorum yapılamıyor. 

 

Son yıllarda öğrenci sayısı hızla artan kurumlardan biri de açık öğretim liseleri. Açık öğretim liselerine devam eden öğrenci sayısı nedir ve bu öğrencilerin ne kadarını örgün eğitimde olması gereken 14-17 yaş grubu oluşturuyor?

2018-19 eğitim-öğretim yılında açıköğretim liselerindeki toplam öğrenci sayısı 2017-18’e göre yüzde 0,4 oranında azalarak 1 milyon 389 bin 937 oldu. Mayıs 2019 verisine göre, açıköğretim liselerindeki öğrencilerin yüzde 23’ü 14-17 yaş aralığında. Yani açık öğretim lisesine devam eden örgün eğitim çağındaki öğrenci sayısı 2017-18 eğitim-öğretim yılında 332 bin 956 iken, 2018-19 eğitim-öğretim yılında yüzde 23,6 azalarak 254 bin 476 oldu. 14-17 yaş aralığında olup açık öğretim lisesinde öğrenim gören öğrenciler incelendiğinde oğlanların oranının yüzde 58,1, kız çocuklarının yüzde 41,9 olduğu görülüyor. Bu durum, bu yaş grubunda bir işte çalışma oranının oğlanlarda daha yüksek olmasıyla açıklanabilir.