Türkiye’de Koronavirüsün Eğitime Etkileri – II | Uzaktan eğitim nasıl olacak ve bu süreçte neler dikkate alınmalı?

Türkiye’de Koronavirüsün Eğitime Etkileri – II | Uzaktan eğitim nasıl olacak ve bu süreçte neler dikkate alınmalı?

Burcu Meltem Arık
ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü

ERG Eğitim Gözlemevi, koronavirüsten etkilenen eğitim sistemini izlemeye aldı. Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık, ikinci bölümde uzaktan eğitimin nasıl gerçekleştirildiğini anlatıyor. Arık, bu süreçte öğretmenlerin EBA’nın kullanımıyla ilgili desteklenmesi, koşulları nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler için planlama yapılması gerektiğine ve yayınların çocuk hakları temelinde, çocukların gelişimsel özelliklerine uygun, “çoğulcu” ve “kapsayıcı” olması gerektiğine vurgu yapıyor.

ERG Eğitim Gözlemevi olarak, tüm dünyada yaşanan ve etkisi gün geçtikçe artan yeni tip koronavirüsten etkilenen eğitim sistemini bu bağlamda izlemeye aldık ve “Koronavirüsün Eğitime Etkileri” başlıklı bir yazı dizisine başladık. Amacımız, Türkiye’nin ve yeni tip koronavirüsle (COVID-19) mücadele eden diğer ülkelerin eğitim sistemlerinde olan değişimi izlemek, bu değişimin eğitimin paydaşlarına ve eğitim politikalarına olan etkisini tartışabilmek. Serimizde, eğitim sisteminin geleceğine, dönüşümüne dair yeni olasılıkları da tartışmaya açabilmeyi istiyoruz. 

İkinci yazımızda, Millî Eğitim Bakanlığı’nın yeni tip koronavirüs salgını kapsamında başlattığı uzaktan eğitim sürecinin detaylarını, dikkate alınması önemli olabilecek bazı konuları ve diğer ülkelerden bazı örnekleri ele alıyoruz.

Eğitimde acil durum 

COVID-19 ilk olarak Çin’in Hubei Eyaleti’nin Vuhan kentinde Aralık 2019’da fark edildi ve 13 Ocak 2020’de tüm dünyaya hızla yayılan yeni bir virüs olarak tanımlandı. Çin hükümeti virüsün yayılmasını yavaşlatmak amacıyla Şubat ayında önce Hubei bölgesindeki bazı kentlerde, kısa süre içinde de tüm ülke genelinde okulları kapattı. Çin’i Moğolistan (ülke geneli), İtalya (bölgesel), İran (ülke geneli) ve ardından çok sayıda ülke takip etti. Eğitim, COVID-19 nedeniyle yaklaşık üç ay içerisinde tüm dünyada ‘acil durum’ koşullarına taşınmış oldu. UNESCO’nun paylaştığı verilere göre 1 Mart’ta sadece 4 ülke tüm okulları kapatma kararı almışken 23 Mart itibarıyla bu sayı 124 oldu. Bu, tüm dünyada 1.254.315.203 öğrencinin okula gitmediği, kayıtlı öğrenci nüfusunun %72,9’unun durumdan etkilendiği anlamına geliyor. COVID-19 nedeniyle eğitim alanında yaşananların ölçeği ve hızı eğitim hakkını tehdit ediyor; var olan eşitsizlikleri artırma, derinleştirme riski barındırıyor. Ülkelere ve bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte eğitim hakkının korunmasına yönelik önlemler alınmaya ve uygulamalar geliştirilmeye başlandı. Bunların başında öğretimin uzaktan eğitim yoluyla devam etmesi geliyor. 

Türkiye’de uzaktan eğitimin yeni süreci

Uzaktan eğitim, Millî Eğitim Bakanlığı 2019-2023 Stratejik Planı’nda hayat boyu öğrenme ve özel öğretim kurumları kapsamında ele alınıyor. 2023 Eğitim Vizyonu’nda ise bunlara ek olarak öğretmen ve okul yöneticilerinin mesleki gelişimlerinin yeniden yapılandırılması hedefi kapsamında da değerlendiriliyor. Vizyonda, doğrudan uzaktan eğitime yönelik bu hedeflerin yanı sıra, “Öğrenme Süreçlerinde Dijital İçerik ve Beceri Destekli Dönüşüm” amacı da yer alıyor. Bu amaç doğrultusunda, dijital içerikler kullanılarak kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerinin yaşanabildiği platformlar hazırlanması, öğretmenlerin istedikleri zaman faydalanabilecekleri içerik videoları geliştirilmesi ve çevrimiçi atölyeler düzenlenmesi benzeri hedefler yer alıyor. MEB, vizyon çerçevesinde bu hedeflere yönelik çalışmalarını bir süredir devam ettiriyor. Bu kapsamda, uzaktan eğitimin ana araçlarından biri olan Eğitim Bilişim Ağını (EBA) da 2020’nin başında güncelledi. 

2010 yılında Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi “Fatih Projesi”nin bir parçası olarak geliştirilen, 2011 yılında altyapısı hazırlanarak 2012’de test yayını başlatılan EBA, 2015 ve 2020 yıllarında değişen ihtiyaçlar çerçevesinde yenilendi. EBA’nın 2020’de yenilenmesinin başlıca nedeni içinde bulunduğumuz acil durum değil, “okullar arası fırsat adaletini sağlama” amacıydı. MEB 10 Şubat’ta EBA’nın yeni dönem lansmanını yaptı. “Eğitimde Fırsat Adaleti” amacı doğrultusunda EBA’nın içeriğinin yenilendiğini, güncellendiğini paylaştı. Arayüzü değiştirilen EBA’da yapay zekadan da yararlanılacağı açıklanarak ağ yükseköğretim öncesi kademelerdeki tüm öğrenci, öğretmen ve velilerin kullanımına açıldı. MEB bu çalışmalar sayesinde, yaklaşık 10 gün içerisinde ülke genelinde uygulanacak uzaktan eğitim deneyimine görece hızlı hazırlanabildi. 

Uzaktan eğitim hangi araçlarla gerçekleştiriliyor? 

1 hafta zorunlu tatilin ardından 23 Mart’ta uzaktan eğitime başlandı. İlk dersi Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk vererek velilere ve öğrencilere hitap etti. Uzaktan eğitim süreci EBA web sitesi (www.eba.gov.tr) ve televizyon (TRT EBA TV İlkokul, TRT EBA TV Ortaokul, TRT EBA TV Lise) aracılığıyla yürütülüyor. Özel okullar ise bunların yanı sıra kendi uzaktan eğitim sistemlerini kullanıyorlar. Paylaşılan dersler TRT EBA TV kanallarından, TRT İzle uygulamasından ve EBA web sitesi üzerinden takip edilmeye başlandı. EBA için ayrı bir uygulama bulunsa da bu uygulamanın kullanımına yönelik açıklama yapılmadı. 

EBA web sitesi ve TRT EBA TV kanalları ile ilgili öğretmen, öğrenci ve velilerin bilmesi gerekenler

EBA web sitesi ve kullanımına yönelik tüm detaylara “Eğitim Bilişim Alanı Nasıl?” bölümü üzerinden erişilebiliyor. Bu bölümde 8 kısa video bulunuyor: 7 Adımda EBA’yla İlgili Bilmen Gerekenler, EBA’da Şifre Nasıl Alınır?, EBA Şifreni Kendin Al, Veli Öğretmen Yardımıyla Şifre Alma, Veliler İçin EBA Kullanımı, Canlı Sınıf Oluşturma, Canlı Ders Nasıl Başlatırım?, Öğrenciler İçin EBA Kullanımı. Bu videolara ek olarak öğretmenler, öğrenciler ve veliler için “EBA Kullanım Simülasyon Örnekleri” video olarak paylaşılıyor. Öğretmenler derslerini EBA üzerinde yürütebiliyorlar. Öğrenciler ise öğretmenlerinin EBA’ya yüklediği derslerin dışında “EBA Kütüphane”de yer alan ve kendi seviyelerine uygun başka içeriklere de erişebiliyorlar.

TRT EBA TV’de, ilkokul, ortaokul ve lise için 3 farklı kanal bulunuyor. EBA TV İlkokul, EBA TV Ortaokul ve EBA TV Lise adlı bu üç kanalda, HD ve SD olmak üzere toplam 6 kanal üzerinden yayın yapılıyor. Yayın akışlarına eba.gov.tr ana sayfasından ve TRT internet sitesinden ulaşılıyor. Sınıflara ve derslere göre düzenlenmiş program MEB tarafından geçtiğimiz hafta paylaşıldı. 

Derslere, 1-8. sınıflarda her sınıf için günde yaklaşık 1, 9-12. sınıflarda her sınıf için günde yaklaşık 1,5 saat ayrıldı. Bu süre içerisinde 20 dakikalık dersler yapılıyor. Derslerin arasında ise kısa videoların, hareket önerilerinin, çizgi filmlerin, tanıtım filmlerinin gösterildiği “Etkinlik Kuşağı” yer alıyor. Sabah saatlerinde paylaşılan derslerin tekrarı öğleden sonra ve akşam gösteriliyor. MEB, öğrencilerin öncelikle TRT EBA TV kanallarını, ders tekrarları, konu eksikleri ve sorular için ise EBA web sitesini kullanmalarını öneriyor. Sisteme aynı anda çok sayıda kullanıcının girmesi nedeniyle hafta sonu ve uzaktan eğitimin ilk günü yaşanan sorunlar nedeniyle önümüzdeki günlerde sınıf seviyelerine göre EBA kullanım saatleri belirlenip paylaşıldı. 

8 ve 12. sınıflar için EBA web sitesinde ayrıca “Canlı Sınıf” uygulaması yer alıyor. Öğrenciler “Canlı Sınıf” bilgilerine “EBA Sayfam” alanından ulaşabiliyorlar. Bu sınıflara yönelik açıklamalarda sınav tarihlerinde ertelemenin tercih edilmediği, sınavda sadece yüzyüze eğitim sırasında işlenen konuların yer alacağı da belirtildi. 11 ve 12. sınıflar için ise EBA Akademik Destek Programı paylaşıldı. 

MEB tüm bunlara ek olarak, COVID-19 nedeniyle oluşan travmatik etkileri azaltmak amacıyla öğrencilere EBA üzerinden psikososyal destek de vermeye hazırlanıyor. Bu kapsamda özellikle okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik destek paketi MEB’in ulusal psikososyal destek ekibi tarafından alan uzmanları ile birlikte geliştiriliyor. Ortaokul ve lise için herhangi bir bilgi henüz paylaşılmadı. Zorunlu uzaktan eğitim süreci bittiğinde ise tüm sınıflarda telafi eğitimi yapılacak.

Bu süreçte neler dikkate alınmalı? 

Öğretmen, öğrenci ve velilerin psikososyal desteğe erişebilmeleri bu sürecin en kritik adımı olacaktır. Bunun için, MEB’in geliştirildiğini paylaştığı psikososyal destek kitine erişimin yanı sıra uzmanlara erişim olanağı da sağlanması sürecin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olacaktır. Bu zor süreçte çocuklar yaşadıkları duygularını anlayamayabilir ya da ifade olanağı bulamayabilir. Çocuklara duygularını paylaşabilecekleri alanlar da açılmalıdır. 

Uzaktan eğitimin ilk haftasının nasıl geçtiğine dair deneyimler yazı dizimizin üçüncü bölümü, Umay Aktaş Salman tarafından kaleme alınacak. Ancak ilk izlenimler, öngörüldüğü gibi sistemde giriş yoğunluğu yaşandığına işaret ediyor. MEB bu yoğunluğun azaltılması amacıyla EBA web sitesine girişleri her sınıf için belirli saatlerle sınırlandırdı. Bu süreçte öğretmenlerin öğrencileri ile iletişime geçerek kolaylaştırıcı rol oynamaları da yararlı olabilir. 

Öğretmen Ağı’nın uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin ihtiyaçlarını tespit etmek için düzenlediği, Değişim Elçisi öğretmenlerin katıldığı anketin sonuçlarına göre öğretmenler yalnız olmadıklarını hissetmek istiyorlar. Meslektaş dayanışmasına, dijital okuryazarlık ve dijital araçlara hakimiyet becerilerinin güçlenmesine, meslektaşlarının internet bağlantısı olmayan öğrencilerle iletişim kurmak için geliştirdiği stratejilerin yaygınlaşmasına ihtiyaç duyuyorlar. EBA, bu ihtiyaçların karşılanması bakımından önemli bir platform rolü üstlenebilir. Öğretmenlerin bu platformu etkin kullanabilmesi için destek mekanizmalarının devreye sokulmasında yarar vardır.

Çeşitli koşullar nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, erişme imkânı olsa bile uzaktan eğitim araçlarını etkin kullanamayan öğrencilerin de olduğu göz önünde bulundurularak risk altındaki gruplara yönelik yürütülecek çalışmaların hızla planlanması ve paylaşılması önemli olacaktır. Halihazırda özel gereksinimi olan öğrencileri ve öğretmenleri kapsamayan uygulamanın özel gereksinim gözetilerek düzenlenmesi de önceliklendirilmelidir. 

Öne çıkan amacı bu kriz döneminde eğitimden kopuşu engellemek olsa dahi, uzaktan eğitim yalnızca eğitime erişime etkisi açısından değil eğitimin içeriği bakımından da hassasiyetle ele alınmalıdır. Her çocuğun tüm yönleriyle “gelişme hakkı”nın garanti altına alınması ve insan haklarından yana tutumlar geliştirebilmesi için eğitim vazgeçilmez bir araçtır. Bu doğrultuda da, uzaktan eğitim sürecindeki yayınların ve EBA web sitesinde paylaşılan materyallerin içeriği çocuk hakları temelinde, çocukların gelişimsel özelliklerine uygun, “çoğulcu” ve “kapsayıcı” olmalı; endoktrinasyondan arındırılmış bir biçimde, “çocuğun yüksek yararının gözetilmesi” ilkesi doğrultusunda hazırlanmalıdır. Psikolojik olarak zorlayıcı bu süreçte eğitimin içeriği çocuk hakları temelinde gözden geçirilmelidir. Pedagojik bakımdan ve çocuk hakları temelinde sorun teşkil eden içeriklere maruz kaldıkları durumlarda ise bunun çocuklar üzerindeki etkisi değerlendirilmeli, onarım süreçleri hızla uygulanmalıdır. 

Diğer ülkelerde yürütülen uzaktan eğitim çalışmaları*

Uzaktan eğitim sürecinde, uzaktan eğitimi daha önce uygulamaya başlayan ülkelerdeki deneyimleri anlamak önemli olacaktır. Bu doğrultuda farklı ülkelerden ebeveynlerle iletişime geçerek deneyimlerini öğrendik.  

Finlandiya Eğitim Bakanlığı’nın kararı doğrultusunda, erken çocukluk eğitimi ve bakımı birimleri ile okul öncesi kurumları açık kalmaya devam ediyor. Bu sayede, kamu görevi yapan ve kritik öneme sahip alanlarda çalışan ebeveynlerin çalışmalarını sürdürebilmeleri öngörülüyor. Ancak mümkünse bu yaş grubu için de evde bakımın tercih edilmesi öneriliyor. İlkokul ve ortaokullar ise 13 Nisan 2020’ye kadar kapalı olacak. Kritik öneme sahip alanlarda çalışan ebeveynlerin 1-3. sınıflara devam eden çocukları ile özel gereksinimi olan öğrenciler ise okullarına devam edebilecekler. Evden çalışan ancak bu sırada çocukların bakımını üstlenemeyen ebeveynler istedikleri takdirde çocuklarını okula gönderebiliyorlar. Bu süreçte, okullar öğrencilerin her birinin ihtiyaçlarını ayrı ayrı dikkate alarak planlama yapmakla yükümlü tutuldu. Ortaöğretim, yükseköğretim, kültür ve spor kurumları ile gençlik merkezleri de 13 Nisan’a kadar kapalı olacaklar. Bu süre içinde öğretime uzaktan eğitim yoluyla devam edilecek. Finlandiya’da okullarda verilen ücretsiz yemek özellikle bazı aileler için kritik önemde. Ancak uzaktan eğitim alan çocuklar için okullar ve devlet bu hizmeti sağlamayacak.

Amerika’nın farklı kentlerinde farklı uygulamalar hayata geçirildi. Boston’da ilkokul öğrencileri için günlük okuma önerileri veriliyor. Eğitim materyalleri, işleyiş bilgileri ve ödevler okulun ve öğretmenin tercihine göre çeşitli uzaktan eğitim araçları üzerinden öğrencilerle ve velilerle paylaşılıyor. Resim, sanat ve beden eğitimi projeleri de veriliyor. Ödevler ve projeler notla değerlendirilmiyor. Ortaöğretimde ise öğrencilerin birbirleri ve öğretmenleri ile iletişiminin devam etmesine odaklanılıyor. Okul binaları, kahvaltı ve öğle yemeğini indirimli veya ücretsiz yiyen öğrencilerin velileri için sabahları birkaç saat açık tutuluyor. Boston’da okul hemşireleri de ayrıca bir araya gelerek özel bir ağ kurdular. Öğrenciler ve veliler her türlü sağlık soruları için bu ağa danışabiliyor. 

Almanya’da tüm okullar 19 Nisan’a kadar kapatıldı ve sınavlar ertelendi. İlkokul öğretmenleri e-posta aracılığıyla ödevleri ve çalışma notlarını öğrencilere gönderiyor. Belçika’da ise evde kalamayacak olan çocuklar için açık tutulan kreşler dışında tüm okullar kapandı. Danimarka’da okullar kendi uzaktan eğitim sistemlerini uyguluyorlar. 

Okulları kapatmayan az sayıda ülkeden biri de Avustralya. Ülkede birkaç hafta içinde ara tatil olacak. Öğretmenler ise kendilerinin ve öğrencilerinin tehlikeye atıldığını belirterek okulların kapatılması için imza kampanyası başlattılar.


Koronavirüsün Eğitime Etkileri – 3: Uzaktan eğitim deneyimini yaşayanlar paylaşıyor 

Türkiye’de öğrenci, öğretmen ve veli iseniz uzaktan eğitim deneyiminizi öğrenmek isteriz. Bize erg@sabanciuniv.edu adresinden ulaşabilirsiniz. 


*Bu örnekler ülke genelini temsil etmeyebilir. Farklı ülkelerdeki deneyimleri paylaştıkları için Leslie Krespin, Ceren Arık Beğen, Burcu Tekin, Özgenur Korlu, Ayça İnce’ye teşekkür ederiz.