Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üç yılda bir dünyanın birçok ülkesinde 15 yaş grubundaki öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerini ölçen bir değerlendirme yapmaktadır. Uluslararası Öğrenci Değerlendirmesi Programı (PISA) isimli bu değerlendirme, katılımcı öğrencilere bu üç konuda çoktan seçmeli ve açık uçlu sorulardan oluşan testler yapmaktadır.

PISA’da yalnızca formüller üzerinden öğrencinin neyi bildiği ve hesaplayabildiği değil, bildiklerini gerçek yaşamla ilişkili pratik durumlara nasıl uygulayabildiği ölçülür. Bu anlamda PISA çerçevesinde konular ile ilgili bilgi sahibi olmak başarı için gerekli bir önkoşul olmaya devam etse de yeterli bir önkoşul olmaktan çıkmıştır. Öğrencinin bildiklerini beceriye dönüştürüp dönüştüremediği ise asıl ölçülendir. PISA’da yapılan testlerin yanı sıra toplanan verinin bütünlüğünü sağlamak adına çeşitli anketler uygulanmaktadır. Bu anketler öğrencilere, öğretmenlere ve okul müdürlerine uygulanmakta; sınıfiçi ve okul ortamı etmenlerinin öğrenci başarısı ile ilişkisi bu biçimde ölçülmeye çalışılmaktadır.

Eğitim Reformu Girişimi’nin PISA 2012 Türkiye Analizi paketi iki bölümden oluşmaktadır.

Türkiye PISA 2012 Analizi: Genel Bulgular ve Eğilimler başlıklı rapor, Türkiye’nin PISA 2012 değerlendirmesindeki test sonuçlarına ve akademik başarıyla ilişkili etmenlerin analizine odaklanıyor. Paketin ikinci ürünü olan Türkiye PISA 2012 Analizi: Matematikte Öğrenci Motivasyonu, Özyeterlik, Kaygı ve Başarısızlık Algısı başlıklı çalışma ise, öğrenci anketlerinden toplanan bilgilerden yola çıkarak öğrenci algı, davranış ve değerlerinin matematik performansı ile ilişkisini mercek altına alıyor; bu etmenlerin hem akademik hem de sosyal etkilerini irdeleyip politika yapıcıların bu bilgileri nasıl kullanabileceğine ilişkin öneriler sunuyor.

Türkiye PISA 2012 Analizi: Genel Bulgular ve Eğilimler

Türkiye PISA 2012 Analizi: Matematikte Öğrenci Motivasyonu, Özyeterlik, Kaygı ve Başarısızlık Algısı

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üç yılda bir dünyanın birçok ülkesinde 15 yaş grubundaki öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerini ölçen bir değerlendirme yapmaktadır. Uluslararası Öğrenci Değerlendirmesi Programı (PISA) isimli bu değerlendirme, katılımcı öğrencilere bu üç konuda çoktan seçmeli ve açık uçlu sorulardan oluşan testler yapmaktadır.

PISA’da yalnızca formüller üzerinden öğrencinin neyi bildiği ve hesaplayabildiği değil, bildiklerini gerçek yaşamla ilişkili pratik durumlara nasıl uygulayabildiği ölçülür. Bu anlamda PISA çerçevesinde konular ile ilgili bilgi sahibi olmak başarı için gerekli bir önkoşul olmaya devam etse de yeterli bir önkoşul olmaktan çıkmıştır. Öğrencinin bildiklerini beceriye dönüştürüp dönüştüremediği ise asıl ölçülendir. PISA’da yapılan testlerin yanı sıra toplanan verinin bütünlüğünü sağlamak adına çeşitli anketler uygulanmaktadır. Bu anketler öğrencilere, öğretmenlere ve okul müdürlerine uygulanmakta; sınıfiçi ve okul ortamı etmenlerinin öğrenci başarısı ile ilişkisi bu biçimde ölçülmeye çalışılmaktadır.

Eğitim Reformu Girişimi’nin PISA 2012 Türkiye Analizi paketi iki bölümden oluşmaktadır.

Türkiye PISA 2012 Analizi: Genel Bulgular ve Eğilimler başlıklı rapor, Türkiye’nin PISA 2012 değerlendirmesindeki test sonuçlarına ve akademik başarıyla ilişkili etmenlerin analizine odaklanıyor. Paketin ikinci ürünü olan Türkiye PISA 2012 Analizi: Matematikte Öğrenci Motivasyonu, Özyeterlik, Kaygı ve Başarısızlık Algısı başlıklı çalışma ise, öğrenci anketlerinden toplanan bilgilerden yola çıkarak öğrenci algı, davranış ve değerlerinin matematik performansı ile ilişkisini mercek altına alıyor; bu etmenlerin hem akademik hem de sosyal etkilerini irdeleyip politika yapıcıların bu bilgileri nasıl kullanabileceğine ilişkin öneriler sunuyor.

Türkiye PISA 2012 Analizi: Genel Bulgular ve Eğilimler


Türkiye PISA 2012 Analizi: Matematikte Öğrenci Motivasyonu, Özyeterlik, Kaygı ve Başarısızlık Algısı

İlginizi Çekebilecek İçerikler

Eğitim 360°(4): TIMSS 2019 Sonuçları Türkiye’nin Fen ve Matematik Başarısı Hakkında Ne Diyor?

Medyascope ve Eğitim Reformu Girişimi işbirliğiyle hazırlanan Eğitim 360°’ın dördüncü bölümünde Umay Aktaş Salman ve Yeliz Düşkün, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması’nın (TIMSS) 2019 sonuçlarını değerlendirdi. Geçen günlerde açıklanan TIMSS 2019 sonuçlarına göre Türkiye, 4. sınıf matematik ve fen testleri ile 8. sınıf fen testinde ilk kez 500 puanın üzerine çıktı. Boğaziçi

PISA ve TIMSS 2015 Bulguları Işığında Cinsiyete Dayalı Başarı Farkı

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS), kapsamı, sürekliliği ve uluslararası geçerliliği nedeniyle eğitim politikası yapım süreçlerine dair önemli veriler sunan değerlendirme sistemleri arasında yer alıyor. Aydın Doğan Vakfı’nın (ADV) desteğiyle, PISA 2015 ve TIMSS 2015 sonuçlarını cinsiyet odağında

Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Başarı Farkı: TIMSS 2015 Bulguları

TIMSS dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik ve fen alanlarındaki performanslarının ve cinsiyetler arasındaki başarı farklarının incelenmesine, ayrıca cinsiyet eşitliğinin nispeten düşük olduğu bir ülke olan Türkiye’de matematik ve fen alanlarındaki cinsiyet başarı farklılıklarının tekrar gözden geçirilmesine, uygun bir veri seti sunmaktadır. Bu çalışmada 2015 yılı

Ön kaydınız başarılı bir şekilde yapılmıştır.

Formunuz gönderilirken bir hata oldu. Lütfen tekrar deneyiniz.