14 Kuruluş Talep Ediyor: “Çocukların Temel Hak ve Özgürlükleri, Eğitim Süreçlerinin Her Anında, Eğitim Ortamlarının Her Köşesinde Gerçekleşmeli

14 Kuruluş Talep Ediyor: “Çocukların Temel Hak ve Özgürlükleri, Eğitim Süreçlerinin Her Anında, Eğitim Ortamlarının Her Köşesinde Gerçekleşmeli

Eğitim, insan hakları ve çocuk hakları alanında çalışan 14 öncü kuruluş,  “her çocuğun eğitim hakkının yaşama geçtiği bir Türkiye” için, ortak bir bildirgeyle 14 Ekim 2009’da siyasal irade ve bürokrasiye seslendi.

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından, çocukların eğitim süreç ve ortamındaki hakları ile ilgili yasal çerçevenin iyileştirilmesi amacıyla yürütülen Eğitimde Haklar Projesi kapsamında iki yıldır birlikte çalışan 14 kuruluşun düzenlediği basın toplantısı 14 Ekim 2009’da Sabancı Üniversitesi Karaköy Minerva Han’da düzenlendi.

ERG Koordinatör Yardımcısı Batuhan Aydagül, eğitim hakkının sadece ‘ilköğretime kayda’ indirgenemeyeceğini ifade etti. Aydagül, çocukların eğitim hakkının, ifade özgürlüğü ve katılım hakkından dinlenme, boş zaman ve oyun hakkına; ayrımcılığa uğramama hakkından sağlık ve her türlü şiddetten korunma hakkına kadar birçok hak ve özgürlüğü içerdiğini belirtti. Ayrıca, eğitim hakkı açısından Türkiye’nin yükümlülüklerine de dikkat çekti:

“Türkiye, eğitim hakkına dair sözleşmeleri onaylayarak, uluslararası topluma ve daha da önemlisi kendi yurttaşlarına, eğitim hakkıyla ilgili dört temel yükümlülüğü yerine getirmeyi, mevzuattan planlamaya, uygulamadan bütçeye bu doğrultuda hareket etmeyi taahhüt etmiştir:

Eğitim hakkından yararlanmayı zorlaştıran ya da engelleyen uygulamalarda bulunmama;

Üçüncü bir tarafın eğitim hakkından yararlanmayı zorlaştırmasının ya da engellemesinin önüne geçme;

Birey ve toplulukların eğitim hakkından yararlanmalarını sağlayacak tedbirler alma;

Eğitim yoluyla, eğitim süreç ve ortamlarında insan hakları kültürünü yaygınlaştırma.”

Toplantıda, Eğitimde Haklar Bildirgesi’ni imzalayan 14 kuruluşun bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle ilgili kaygıları şöyle ifade edildi:

“Resmi istatistikler Türkiye’de zorunlu eğitim çağındaki yüz binlerce çocuğun bir ilköğretim okuluna devam etmediğini, yani yasalarca zorunlu kılınmış ücretsiz eğitim hakkından yararlanamadığını ortaya koyuyor. Yakın zamanda yapılan çalışmalara baktığımızda, zorunlu ilköğretime erişimin bile, engellilik, cinsiyet, bölgesel farklar, sosyo-ekonomik durum vb. temellerde eşitsizlikler sergilediğine tanıklık ediyoruz. Türkiye’de çocuklara eğitim yoluyla kazandırılan bilgi, değer ve tutumların sonuçlarından kaygı duyuyoruz. Uluslararası karşılaştırmaları içeren çalışmalar, eğitimde başarı düzeyinin düşüklüğüne işaret ediyor. Çocukların eğitim süreç ve ortamlarındaki deneyimlerinin izlerini, toplumsal düzeyde tanık olduğumuz gerilimlerde, farklılıkların zenginlik yerine tehdit olarak algılanmasında ve her türlü şiddetin yaygınlığına ilişkin bulgularda görüyoruz.”

Eğitimde Haklar Bildirgesi, farklı alanlarda ve farklı yaklaşımlarla çalışan 14 kuruluşun Türkiye’de eğitim hakkına ilişkin ortak ilke ve kaygılarını dile getiriyor. Bildirgeye beş ayrı belge daha eşlik ediyor. İmzacı kuruluşlar bu belgelerde, Türkiye için öncelikli beş konuda mevzuata ilişkin değerlendirmelerini aktarıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Milli Eğitim Bakanlığı’na kapsamlı mevzuat değişikliği önerileri sunuyor. Bu belgelerin başlıkları şöyle:

Eğitim Hakkıyla İlgili Mevzuata İlişkin Genel Öneriler

Çocuk-Merkezli Eğitim için Mevzuata İlişkin Öneriler

Eğitimde Eşitliğin Sağlanması için Mevzuata İlişkin Öneriler

Okullarda Sağlık Hakkı Konusunda Mevzuata İlişkin Öneriler

Okullarda Öğrenciye Yönelik Her Türlü Şiddetin Önlenmesi için Mevzuata İlişkin Öneriler

ERG Proje Uzmanı Işık Tüzün, basın toplantısında, ortak bildirgenin ve mevzuat değişikliği önerilerinin nasıl ortaya çıktığını aktardı. Tüzün, Türkiye’deki her çocuğun eğitim hakkının salt mevzuat değişiklikleriyle yaşama geçmeyeceğini bildiklerini ancak mevzuatın bu sürecin olmazsa olmaz güvencesi ve ilk adımı olduğunu belirtti. Toplantıda ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen iyi uygulamaların her çocuğa, her okula erişmesi ve kalıcı hale gelmesinin ancak hakların mevzuatla güvence altına alınması sayesinde olacağı söylendi. Tüzün, eğitim hakkı bakımından ulusal mevzuatın uluslararası insan hakları normlarına uyum yönünden değerlendirildiğini, uzmanlarca yazılan ve araştırma raporlarına dayanan önerilerin, imzacı kuruluşların temsilcileri ile birlikte gözden geçirilerek önceliklendirildiğini ifade etti.

Tüzün, eğitim hakkıyla ilgili mevzuatı güçlendirmek için bu önerilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylerken mevzuata ilişkin bulgulardan da bazı örnekler verdi:

“Bir hakkı mevzuat yoluyla güvence altına almak için hak sahiplerine yeterli hak arama yolları sunulması gerekiyor. Ancak, yaptırıma bağlanmayan düzenlemeler ve caydırıcı olmayan yaptırımlar ile zahmetli, masraflı, karmaşık hak arama yolları var.

Eğitim süreçleri ve ortamları tasarlanırken çocukların bireysel farklılık ve gereksinimlerinin dikkate alınması mevzuatta yeterince bulunmayan bir bakış açısı; çocukların kendilerini ilgilendiren tüm kararlara katılım hakkıyla ilgili düzenlemeler yok denecek kadar az.

Her çocuğun eğitim ile ilgili haklardan eşit yararlanması için düzenlemelerin hem farklı gruplar için hem de eğitim süreçlerindeki haklar bakımından daha kapsayıcı hale gelmesi gerekiyor.

Yaşam becerileri kazandıran bir sağlık eğitimi, cinsel sağlık eğitimi, okul çevresine ilişkin düzenlemeler açısından daha gelişmiş ve bütüncül bir “okul sağlığı politikası”na gereksinim var.

Eğitimde bedensel ceza doğrudan yasaklanmıyor; şiddet konusunda hükümler yeterli caydırıcılıkta değil; mevzuat şiddetin her türünü kapsamıyor.”

Ek olarak, Türkiye’nin çeşitli uluslararası sözleşmeleri imzalarken eğitim hakkına ilişkin koyduğu çekincelerin her çocuğun eğitime eşit erişimi kapsamında yeniden gözden geçirilmesi önerildi.

14 kuruluşun imzasını taşıyan ortak bildirgede: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların, bu öneriler doğrultusunda yapacakları her türlü çalışmaya, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra başta çocuklar olmak üzere konuyla ilgili tüm grupların etkin katılımının sağlamasının şart olduğuna inanıyoruz.  Böyle bir sürece, Eğitimde Haklar çalışmalarına katılan kişi ve kurumlar olarak desteğimizi sunuyoruz” deniyor. Bildirge şu sözlerle sona eriyor: “Siyasal irade ve bürokrasinin eğitim hakkını yaşama geçirmek için atacağı adımları izlemeyi ve bu önerilerin hayata geçmesi için çalışmayı sürdüreceğimizi bildiriyoruz.”

Bildirgeye erişmek için lütfen tıklayın.

Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği

Eğitim Reformu Girişimi

Gündem: Çocuk! Derneği

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği

Helsinki Yurttaşlar Derneği

İnsan Hakları Derneği

İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi

İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi

Tarih Vakfı

Toplum Gönüllüleri Vakfı

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi

Uluslararası Çocuk Merkezi