Ev Ödevinde Finlandiya’yı İkiye Katlıyoruz Başarıda Değil

Ev Ödevinde Finlandiya’yı İkiye Katlıyoruz Başarıda Değil

Dünya Gazetesi, Kezban Karaboğa
OECD ülkelerinde öğrenciler haftada ortalama 4.9 saatlerini ödeve ayırıyor. Türkiye’de bu süre haftalık 4.2 saat. Finlandiya’da ise öğrenciler sadece 2.8 saat ödev yapıyor. Rekor ise haftada 13.8 saat ile Çin’de.

Malum bu sömestr tatilinde öğrenciler ödev yapmadılar. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrencilere yarıyıl tatilinde ödev verilmemesi için 81 ilin Milli Eğitim Müdürlükleri’ne bir genelge gönderdi. Genelgeye uyuldu. Öğrenciler tatilin hakkını verdiler, ödev yapmadılar. Peki, normal şartlar altında Türkiye’de öğrenciler ödev yapmaya ne kadar vakit ayırıyorlar? Bunun başarı üzerindeki etkisi nedir? Dünyada durum ne? Ödevlerin içeriği nasıl olmalı? Ödeve ayrılan sürede bir sınır olmalı mı? Bu soruların cevapları OECD’nin ‘Trends Shaping Education 2016’ raporunda var. Dahası raporda ödev yapmanın, ödeve aşırı vakit ayırmanın sağlık üzerindeki etkileri de açıklanmış. Anlatayım.

İlk elden rapordan çıkan sonuç şu: OECD ülkelerinde ödeve ayrılan sürelerde azalma eğilimi var. OECD ülkelerinde 2003 yılında öğrenciler ödev yapmak için haftada ortalama 5.9 saat harcıyorlarken bu süre 2012 yılında 1 saat geriliyor ve haftalık 4.9 saate geliyor. Dahası ev ödevi yapmak için harcanan ortalama süre 38 OECD ülkesinden 31’inde de düşüyor. Üstelik bu düşüş trendi özel-kamu, kentkır okulları dahil tüm okul türlerinde görülüyor. Gelelim, ülke bazında rakamlara.

Mesela Şangay-Çin’e öğrenciler haftada yaklaşık 14 saatlerini ev ödevi yapmak için harcıyor. Bu süre ile Çin, liste başı. Buna karşın Finlandiya’da öğrenciler haftada sadece yaklaşık 3 saat ödev yapıyor. Bu iki örnek de ilginç çünkü Şangay-Çin de Finlandiya da PISA’da en başarılı ülkeler arasında yer alıyorlar. Peki, Türkiye’de durum ne? Türkiye’de öğrenciler haftada ortalama 4.2 saat (2012) ev ödevi yapıyor. Bu 2003 yılında haftalık ortalama 5.9 saatti. Yani yaklaşık 2 saatlik bir azalma var. Bu ne anlama geliyor? Türkiye’de daha fazla ödev yapmak ile başarı arasında bir ilişki olmadığını biliyoruz. ERG Politika Analisti Işıl Oral da, “Türkiye’de verilen ödevin öğrencinin daha iyi ve sağlıklı öğrenmesine katkı yapamadığını söylemek mümkün” diyor. Tabii, her ülkede farklı ödev verme ve yapma uygulamaları var. Bu, süreleri etkiliyor. Örneğin Macaristan’da da haftalık ödev yapma süresi yaklaşık 4 saat azalmış görünüyor, 10 saatten 6.2 saate geliniyor. Yunanistan’da 3 saat yani 8.3 saatten 5.3 saate bir düşüş var. Rusya ve İtalya’da öğrenciler ev ödevi için 10 saatten fazla ayırdıklarını belirtirken, 2012’de İtalya’da 2 saat, Rusya’da yaklaşık 3 saat düşüş gözleniyor.

Başarı nasıl gelir?

Türkiye’de daha fazla ödev yapmak ile başarı arasında bir ilişki olmadığını biliyoruz. Peki, ödevlerin başarıya olumlu katkısı nasıl sağlanır? Şöyle: Ödevler esnek ve yenilikçi olmalı. Öğrenciyi düşündüren, araştırma yapmasını teşvik eden ödevler başarıyı olumlu etkileyebilir. Örneğin, formülle ezberlenen matematik soruları yerine, senaryo veya hikayeler içinde matematik kavramlarını pekiştiren ödevler yöntem olarak yenilikçi ve eğlenceli.

Yüksek gelirli ailelerin çocukları ödeve daha fazla zaman ayırıyor

Öğrencilerin ödev yapma süresi ailelerin gelirine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Ekonomik olarak avantajlı ailelerin çocukları, olmayanlara göre ev ödevine ortalama 1.6 saat daha fazla harcıyor.

Ailelerin desteği başarı için motive ediyor

Rapora göre yüksek gelirli ailelerin çocukları ders çalışmak için uygun yani sessiz bir ortam buluyor. Ders araç gereçlerine daha kolay ulaşıyor. Yani ailelerinden gördükleri destek ve motivasyon nedeniyle ders çalışmaya daha fazla vakit ayırıyor.

Daha az ödev daha az stres mi?

Çocukların zamanlarını nasıl geçirdikleri çocuk sağlığı üzerinde etkili oluyor. Genel olarak dünyada ödev sürelerinin azalma eğiliminin çocukların daha düşük stres yaşamalarında iyi bir yol olabileceği vurgulanıyor. Çünkü bunun sağlıklarına iyi geleceği ifade ediliyor.

Süreden ziyade içerik ve nitelik önemli

ERG Politika Analisti Işıl Oral: Önemli olan ödeve ayrılan süreden ziyade ödevin içeriği ve niteliği. Daha az saat veya çok saat tartışmasından öte, ödevin sınıfta yapılanı hangi yöntemle pekiştirdiği tartışılmalı. Yük olarak aşırıya kaçmamak kaydıyla öğrencilerin sınıfta öğrendiklerini eğlenceli, yaratıcı ve monoton olmayan biçimde pekiştirmeye teşvik eden ödevler hem öğretmen hem de öğrenci için çok daha yararlı oluyor.