ERG: Ortaöğretime Geçişte Sınavın Belirleyiciliği Azaltılmalı  

ERG: Ortaöğretime Geçişte Sınavın Belirleyiciliği Azaltılmalı  

Bianet.org
Eğitim Reformu Girişimi’nin eğitim sisteminin öncelikli ihtiyaçlarına yönelik yayınladığı notta, okulöncesi eğitimin parasız olması, ortaöğretime geçişte sınavla öğrenci alan okul sayısının sınırlanması gibi öneriler var.

Eğitim Reformu girişimi (ERG) eğitim sisteminin öncelikli ihtiyaçları ve çözüme yönelik önerileri içeren politika notu yayınladı.

Milletvekillerine de gönderilen notta, ortaöğretim, öğretmenler, bütçe ihtiyacı ve okulöncesi konularıyla ilgili tespit ve görüşler yer aldı.

Eğitime erişimde ve eğitim kalitesinde ilerlemenin sağlanması, eğitim sisteminin sosyoekonomik ve bölgesel eşitsizliklerin giderilmesine katkıda bulunabilmesi için okulöncesi eğitim ve ortaöğretim kademelerinde yapılacak düzenlemelerin öneminin hatırlatıldığı notta, bu düzenlemelere öğrencilerin farklılaşan gereksinimlerine daha iyi yanıt verebilecek, öğretmenleri ve okulları güçlendiren adımların eşlik etmesi gerektiğine dikkat çekildi.

TIKLAYIN – EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK GİDERİLEMEDİ

Politika notunda yer alan tespit ve öneriler anahatlarıyla şöyle…

Okulöncesi eğitim

* Ailesinin gelir düzeyi düşük olan çocuklar başta olmak üzere, her çocuk okulöncesi eğitimden parasız olarak yararlanabilmelidir.

* Okulöncesi eğitime erişimde Türkiye, benzer GSYİH’e sahip ülkelerin de epey gerisindedir. Ek olarak, okulöncesi eğitime erişimde bölgeler ve iller arasındaki eşitsizlikler oldukça belirgindir.

* Okulöncesi eğitim için velilerden -aylık 200 TL’ye kadar çıkabilen- katkı payları talep edilmesi ise eşitsizlikleri artırıcı bir rol oynuyor.

* Okulöncesi eğitime hanehalkları ve özel tüzel kişiler devletten daha fazla harcama yapıyor.

TIKLAYIN – ERG RAPORU: DEZAVANTAJLI GRUPLAR EĞİTİME ERİŞEMİYOR

Bütçe

* Öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılandığı nitelikli öğrenme ortamları, okullara kaynak ve yetki aktarılmasıyla yaratılabilir.

* Temizlik, ısınma, havalandırma ve aydınlatmayla ilgili sorunları bulunan ya da donanımı yetersiz olan okulların sayısı azımsanamayacak kadar yüksektir. Özellikle ilköğretim okullarına doğrudan ödenek gönderilmemesi, okulların temel ihtiyaçlarını karşılamalarını güçleştiren bir etmendir.

* Zaman ve mekan kullanımı bakımından okulların hareket alanını daraltan bir diğer önemli etmen de ikili öğretimdir.

* Bu süreçte önemli olan, okulların öncelikle çocukların ihtiyaçlarını odağa almasını sağlayacak ve en eşitlikçi kaynak ve yetki aktarımı modelinin benimsenmesidir.

Ortaöğretim

* Her gence temel becerileri kazandırmak, eğitimde eşitsizlikle mücadele etmek ve sürdürülebilir kalkınma, ortaöğretimin yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olabilir. Türkiye’de gençler ortaöğretimden eşit düzeyde yararlanamıyor.

* Öncelikle, ortaöğretimin niteliğini güçlendirmeye ve okullar arasındaki kalite farklarını azaltmaya odaklanmak gerekiyor.

* Türkiye’de 15-19 yaşlarındaki genç kadınların yüzde 27’si, genç erkeklerinse yüzde 15’i ne eğitim alıyor ne de çalışıyor. Bu oranların OECD ortalamasıysa yüzde 7.

Öğretmenler

* Eğitimin kalitesinin başlıca belirleyicilerinden olan öğretmen niteliğini güçlendirmek için, öğretmen adaylarının üniversiteye girişinden hizmet öncesi eğitimlerine, öğretmenlerin mesleğe seçilmelerinden mesleki gelişim olanaklarına, sistemdeki farklı sorun alanlarına bütüncül bir yaklaşımla eğilmek gerekiyor.

* 2015-16 eğitim-öğretim yılında ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı Batı Marmara’da 11 iken Güneydoğu Anadolu’da 16’dır. Dahası, Türkiye genelinde 11 yıl olan öğretmenlerin ortalama deneyim süresi, Şırnak’ta 1,5 yıla, Hakkari’de 1,3 yıla iniyor.

* Doğu bölgelerinde öğretmen deviniminin yüksek olması, çocukların sık sık öğretmenlerinin değişmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin hem temel becerileri kazanmasını zorlaştırıyor hem de okula aidiyet hislerini zayıflatıyor. Dolayısıyla, öğretmenlerin doğu illerinde kalıcı olmaları için yaşam koşullarını iyileştirmek ve bölgeler arasında dengeli bir dağılım sağlamak gerekiyor.

Hükümet ve Meclis ne yapabilir?

* Çalışmayan, eğitim ve öğrenim görmeyen gençlerle ilgili TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulabilir.

* 2012’de yarım kalan, ortaöğretimi yapılandırma çalışmaları yeniden başlatılarak ortaöğretime geçişte sınavın belirleyiciliği azaltılabilir, sınavla öğrenci alan okul sayısı sınırlanabilir.

* Okullar arasındaki kalite farklarının azaltılmasını ve hem genel liselere hem mesleki ve teknik liselere devam eden öğrencilerin temel becerileri edinmesini sağlayacak bir strateji hazırlanabilir.

* Okul bazlı bütçe yönetimine geçiş hedefi öğrencilerin temel ihtiyaçlarının daha iyi yanıtlanmasına katkıda bulunabilir. (YY)

* Politika notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.