Eğitim Haklarındaki Eşitsizlikler İçin 14 Kuruluş Birleşti, Bildirge İmzaladı

Eğitim Haklarındaki Eşitsizlikler İçin 14 Kuruluş Birleşti, Bildirge İmzaladı

Hürriyet İK 

Eğitim hakkı, ifade özgürlüğü, ayrımcılık, sağlık hakkı, şiddetten korunma ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi için 14 sivil toplum kuruluşu ve eğitim kurumu biraraya gelerek bildirge imzaladı. Eğitimde Haklar Projesi’ne destek veren kuruluşlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da alınan kararları dikkate alarak mevzuatta değişiklik yapmasını istedi. 

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından düzenlenen, Eğitimde Haklar Projesi, çocukların eğitim hakkı, cinsiyet ayrımı, bölgesel farklar ve sosyo-ekonomik durum gibi konularda eşit olmasını sağlamak için yapılıyor. Projeye destek veren 14 kuruluş, geçtiğimiz hafta Sabancı Üniversitesi Karaköy Minerva Han’dabiraraya geldi. Toplantıda, Türkiye’nin sorumlulukları ele alındı. Her çocuğun eşit haklara sahip olması için yeni düzenlemeler yapılması gerektiği konuşuldu. Yaşam becerisi kazandıran sağlık ve cinsel sağlık eğitimi için, okullarda bir politika uygulanması önerildi. Eğitimde şiddet ve ceza konularına değinildi. Eğitim hakkı mevzuatında, çocukların farklılık ve gereksinimlerinin dikkate alınmadığı iddia edildi. Çocukların kendileriyle ilgili kararlarda fikir sahibi olması gerektiği ama bu konuda bir çalışma olmadığına dikkat çekildi. Eğitimde Haklar Projesi’ne destek veren kuruluşlar şöyle:

Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim Reformu Girişimi, Gündem Çocuk Derneği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Tarih Vakfı, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Ofisi ve Uluslararası Çocuk Merkezi.

Engellilik cinsiyet ayrımı gibi kavramlar eşitsizlik yaratıyor

ERG Koordinatör Yardımcısı Batuhan Aydagül: “Resmi istatistikler Türkiye’de zorunlu eğitim çağındaki yüz binlerce çocuğun ilköğretim okuluna devam etmediğini gösteriyor. Bu çocuklar, yasalarca zorunlu kılınan ücretsiz eğitim hakkından yararlanamıyor. Zorunlu ilköğretimde de, engellilik, cinsiyet, bölgesel farklar, sosyo-ekonomik durum gibi kriterler eşitsizliğe neden oluyor. Çocuklara eğitim yoluyla kazandırılan bilgi, değer ve tutumların sonuçlarından kaygılıyız.”

MEB’e değişiklik önerileri

Eğitimde Haklar Bildirgesi’nde, farklı alanlarda çalışan 14 kuruluş, Türkiye’nin, eğitim hakkına bakışıyla ilgili kaygılarını dile getirdi. Bildirgeye beş ayrı belge daha eşlik diyor. Belgelerde mevzuat değerlendirmeleri yapılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Milli Eğitim Bakanlığı’na değişiklik önerileri sunuluyor.

Belgelerin başlıkları şöyle:

Eğitim hakkıyla ilgili mevzuata ilişkin genel öneriler
Çocuk merkezli eğitim için mevzuata ilişkin öneriler
Eğitimde eşitliğin sağlanması için mevzuata ilişkin öneriler
Okullarda sağlık hakkı konusunda mevzuata ilişkin öneriler
Okullarda öğrenciye yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için mevzuata ilişkin öneriler.

Eğitim hakkıyla ilgili mevzuat değerlendirildi

Bir hakkı mevzuat yoluyla güvence altına almak için, hak sahiplerine hak arama yollarının sunulması gerekiyor. Ancak, yaptırıma bağlanmayan düzenlemeler ve caydırıcı olmayan yaptırımlar yüzünden kişinin hakkını araması zahmetli, masraflı ve karmaşık.

Eğitim süreçleri ve ortamları tasarlanırken çocukların bireysel farklılık ve gereksinimleri yeteri kadar dikkate alınmıyor. Kendilerini ilgilendiren konularda çocukların da fikir sahibi olması gerekiyor. Ancak bu konuda yapılan düzenlemeler yok denecek kadar az.

Her çocuğun eğitimle ilgili haklardan eşit yararlanması için düzenlemelerin daha kapsayıcı bir hale gelmesi gerekiyor.

Yaşam beceriler  kazandıran sağlık eğitimi, cinsel sağlık eğitimi ve okul çevresine ilişkin düzenlemeler için bir “okul sağlığı politikası”na ihtiyaç var.

Eğitimde bedensel ceza doğrudan yasaklanmıyor. Şiddet konusunda hükümler yeterli caydırıcılıkta değil. Mevzuat şiddetin her türünü kapsamıyor.