8 Bin Kadın Daha Haklarını Öğrendi

8 Bin Kadın Daha Haklarını Öğrendi

Radikal, Funda Özkan 

Diyarbakır’da inip, şehrin uzağında 13 haneli, 145 nüfuslu Polatlar mezrasına ulaştık. Gittiğimizde 17 kadın ve genç kız dut ağacının gölgesinde alfabeyi ve ‘kadınlık hakları’nı öğreniyordu. Kalkınma Merkezi’nin getirdiği okul sıraları yan yana dizilmiş, bir kenarda çocuklar oyunlarını oynuyor, kimisi annelerinin kucağında hep beraber gönüllü kurs öğretmeni Havva Ülke’nin anlattıklarını dinliyor. 

36 yaşındaki 13 çocuklu Azize dikkatimi çekiyor. Sezen Aksu’nun Ünzile’si aklıma düşüyor. 12’nci çocuktan sonra, doktor “Bir daha hamile kalırsan ölürsün” demiş, Azize kurtulmuş ama 13’üncü hayata tutunamamış. 17 kadına da sordum, içlerinden sadece biri Diyarbakır dışında şehir görmüş. O da Giresun’a, Adapazarı’na fındık toplamaya gitmiş. Hepsi televizyon dizilerini, oyuncularını ezbere biliyor. Tek eğlenceleri İstanbul gece hayatını izledikleri programlar, saç saça baş başa kavga edenlerin kadın programları, töre dizileri. Çok şey yapmak gerekiyor. Televizyon kanalları da, onlara hayatı öğretecek tek mecra olduğunun bilinciyle hareket etmeli.

Neyse ki durumdan vazife çıkaranlar her gün biraz daha artıyor. ‘Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi’ kapsamında Diyarbakır’daydık. AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı), KADER (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) Ocak 2007-Aralık 2007 arası üç yıllık Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve İstanbul illerinde uyguladığı bir proje bu. 1.1 milyon avroluk projenin yüzde 28’ini Türk örgütler, yüzde 72’sini de Avrupa Birliği sağlıyor.

Kimi ulusalcı, milliyetçi önderler, Türk kadınının, kız çocuğunun okuma yazmayı öğrenmesi, hakları konusunda bilinçlenmesi projesinin önemli bir maliyetini AB’nin sağlıyor olmasını da ‘bölücülük’ hedefinin bir parçası olarak görebilir. Sırf onlar için de işin AB kısmını saklayacak halimiz yok.
Üç yıllık proje ile 7 bin kadına ulaşılması hedeflenmiş. AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel Göçer 8 bin kadının eğitiminin sağlanacağını söylüyor. 8 bin kadın çok mu? Hem çok hem değil.

Yetişkin kadın nüfusunda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 79.6. Oranlardan söz edilince çıkan sonuç soğuk kalıyor.
7 milyon kadın okuma yazma bilmiyor bu ülkede. 7 milyonun 8 bini artık okuyacak, yazacak. Haklar konusu söz konusu olduğunda da öğrenmesi gereken kadınların toplamını 7 milyonda bırakmak yanlış olur. 35 milyon kadının, genç kızın acaba kaçı haklarının bilincinde?

‘Eziktik, zehir gibi olduk’

Polatlar mezrasından sonra bir sonraki durağımız Vali Gökhan Aydıner Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde eğitim gören kadınların yanıydı. 13 ile 45 yaş arası 30 kursiyer biz dersliğe girdiğimizde ‘Düğünde takılan takılar kadının hakkıdır. Eşiniz siz izin vermediğiniz sürece onları kullanamaz’ bölümünü öğreniyordu.

AÇEV, KADER ve ERG’nin üstlendiği proje, salt okuma yazma kursundan farklı. Kadının kendi bedeni üzerindeki haklarını da, evlenme, boşanma, annelik, doğurmama, şiddet görmeme, miras haklarını da seçmen sorumluluğunu da öğreniyorlar. Kadının hayatına değen 13 hak, hayali kahraman Kader’in başından geçenler olarak tek tek işleniyor.

KADER’in (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) katkısını vurgulamak istiyorum. KADER siyasette daha çok kadın temsilcimiz olması için mücadele ederken, bilinçli kadın seçmen yetiştirilmesi gerektiğini de savunuyor. Seçmen bilinçlenmediği sürece kadın aday konusunda toplumu biliçlendirme çabası topal kalıyor. Nitekim, eğitimin bitiminde her gurptan en az bir kadın muhtar olmak istediğini söylüyormuş.

İçlerinden bir kadın “Artık kimseye muhtaç kalmadan hastaneye gidebileceğim” diyordu. Ne büyük bir lüksmüş onun için okuma yazma bilmeden önce doktora gidebilmek.

Bir kadın “Kendimizi ezik hissediyorduk, artık zehir gibiyiz” diyordu.
Arada bir aileleri de takılıyormuş tabii, “Kursa gittin gideli çok konuşmaya başladın.”

Hepimizin ayıbı

Birleşmiş Milletler’in hedefi: İlk ve ortaöğretimde cinsiyet farklılıklarını 2005’e kadar kaldırmak ve 2015’e kadar eğitimde cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmek.
Türkiye, 2005 hedefinin kıyısından bile geçemedi. 2015’e kadar da cinsiyet eşitliğini gerçekleştirememe riski taşıyan 12 ülkeden biri. Diğer 11 ülke arasında Burkina Faso, Fildişi Sahilleri, Etiyopya, Hindistan, Moğolistan ve komşumuz Irak gibi ülkeler var.

Gerçek bu kadar basit ve acı verici.

Bu yüzden ‘Eğitime %100 Destek, Haydi Kızlar Okula, Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları, Anadolu’da Bir Kızım Var, Öğretmen Olacak, Baba Beni Okula Gönder, Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması gibi projeleri ayakta alkışlayalım.