İyi Örnekler Her Yerde, Her Koşulda Güzel!

İyi Örnekler Her Yerde, Her Koşulda Güzel!

Yeni normalle birlikte yüz yüze gerçekleştirme fikrinden vazgeçtiğimiz 17. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı (İÖK), bu sene dijital ortamda gerçekleşti. İçinden geçtiğimiz zor zamanlarda hem iyi örnekleri bir araya getirip yaygınlaştırmak hem de konferansı yeni bir formata evriltmek bizim için nasıl bir deneyimdi? 6 hafta süren konferansın arka planında neler oldu? Gelin, iyi örneklerle keşif yolculuğumuzdaki deneyimleri bizim ağzımızdan dinleyin.

Eğitimde İyi Örnekler Konferansı Ekibi

“İkinci defa İyi Örnekler Konferansı’na katılıyorum ve her geldiğimde de ‘Aaa bu da varmış’ diye heyecanlanarak geliyorum. Eminim seneye de katıldığım zaman böyle heyecanla, merakla… seneye acaba ne projeler çıkacak şeklinde, heyecanla geleceğim diye düşünüyorum.”

Bu sözler Merak Edenler’den Ayşe Öğretmenimize ait. Sizlere İÖK deneyimimizi aktarmaya başlarken mevcut koşullarda İÖK ile nasıl buluşacağımızı tasarlarken yaptığımız gibi dönüp, geçtiğimiz yıllara baktık. Tüm söyleşilerde benzer temenniler var: “Seneye görüşmek üzere”. Elbette o günlerde kimse seneye fiziksel olarak bir araya gelemeyeceğimiz bir sene olacağını ön görmüyordu. Şubat ayında Ayşe Öğretmen’in de heyecanla beklediği bu yılki eğitimde iyi örnekler belirlenmek üzereydi. Eş zamanlı olarak, “Sabancı Üniversitesi’nde neler yapalım, bu yıl konferansa ne gibi yenilikler ekleyebiliriz, konferansın teması etrafında neler üretebiliriz?” sorularının yanıtlarını arıyorduk. Diğer yandan, virüsün bir salgına dönüşeceği haberleri içinde konferansın salgın koşullarına dair alternatif senaryolarını konuşmaya başlamıştık.

Tüm dünya olduğu gibi ülkemiz de Covid-19 salgını nedeniyle, daha önce yaşamadığımız bir dönemden geçiyor. Bu pek çoğumuz için farklı açılardan olumsuz etkileri olan bir dönem. Özellikle eğitim camiası, yüz yıllardır alışıla gelmiş pek çok geleneği bırakıp, yeni bir sürece, çok hızlı bir şekilde girmek durumunda kaldı. Her sabah çocukların enerjisine “günaydın çocuklar” güler yüzüyle karşılık vererek dersi başlatan öğretmenler, kamera karşısında ders anlatmaya, öğrencileriyle iletişim kurmaya çalıştı.Bu olumsuz havayı -16 senedir yaptığımız gibi- biraz dağıtabileceğimiz inancı, konferansı iptal etmek ya da yüz yüze yapılacak bir tarihe ertelemek fikrinden bizi uzaklaştıran en önemli etken oldu.

Öğretmenlerin yaratıcılıklarıyla ortaya çıkmış iyi örneklerin yer ve koşullar ne olursa olsun ortaya çıkabileceğini, içinden geçtiğimiz zor zamanlarda iyi örneklere daha fazla ihtiyacımız olduğunu biliyorduk. Bu sebeple konferansı iptal etmek veya ileri bir tarihe ertelemek yerine yüz yüze gerçekleştirmeme kararı aldık. Fakat aklımızda onlarca soru vardı. Sürecin belirsizliği bir yana, ortaya çıkacak içeriklerin ulaşılabilir olmasını sağlayabilecek miydik, İÖK’ün dinamik ruhunu yeni formatta da yansıtabilecek miydik? 

Konferansın dijital ortamda nasıl yapılabileceğini araştırmaya koyulduk. Yine pek çok çalışmamızda yaptığımız gibi dünyadaki ve Türkiye’deki örnekleri araştırdık. Dijital ortamda gerçekleşen çeşitli etkinlikleri deneyimlemeye çalışırken, İÖK’ün değerlerini yaşatabilmek için bu değerlerini yaşayabilmenin yollarını düşündük. Deneyimlere de kulak vererek, konferansın içeriğini ve programını tasarladık. İşe 17. İÖK’ün eğitimde iyi örneklerini belirlemekle başladık. 

İÖK’e daha önce aşina olanların yabancılık çekmeyeceği, yeni tanışanların da İÖK’ü kolayca deneyimleyebileceği ve bu toplulukta kendini bulabileceği bir program olsun niyetiyle yüz yüze konferanstaki tüm içerikleri dijital ortama taşıyarak ilerledik. İÖK’e kabul edilen eğitimde iyi örneklerin sahipleri ise uygulamalarını bu sene nasıl aktarabileceklerinin merakı içindeydiler. 

Eğitimde iyi örnek sahiplerinin bu merakının yanında bizde de ilk defa dijital ortamda gerçekleştireceğimiz konferansın heyecanı vardı. 

En büyük gayemiz, öğretmenlerle birlikte İÖK’ün festival ruhunu dijital ortamda da yaşatabilmek, İÖK topluluğuyla yüz yüze olmasa da bir araya gelebilmekti. 3 Temmuz’da bir açış etkinliğiyle başlayan serüvenimiz 6 hafta sürdü.

Bu 6 hafta, ERG YouTube kanalında canlı olarak gerçekleştirdiğimiz, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Brookings Institution Evrensel Eğitim Merkezi Eş Direktörü Rebecca Winthrop  da konuşmacı olarak yer aldığı açış etkinliğiyle başladı. Açış etkinliğinde ayrıca, konferansın Saklı Kalan Başarılar teması etrafında bir panel de gerçekleştirildi. Bu panelin konusunu ve konuşmacılarını belirlerken dikkat noktamız, Saklı Kalan Başarılar’ı keşfeden, onları ortaya çıkararak görünür kılan kişilerin deneyimlerini dinlemek, ilham olacak bir açışla başlamaktı. 

Katılımcılarımız yüz yüze konferansa bir programla geliyorlar, gün boyu seçtikleri programları takip ediyorlardı. Dijitalde de benzer bir deneyim sağlamak için haftalık paylaşımlarımızı belli bir düzende sunmaya çalıştık. Bu sebeple haftalık olarak, 14 Ağustos’a kadar, her Salı ve Perşembe günleri eğitimde iyi örnek sözlü sunumlarını YouTube kanalımızda paylaştık. Her Çarşamba atölyelere ve her Cuma da sohbet oturumlarına yer verdik.

Eğitimde iyi örnek sahibi öğretmenler, kendi içeriklerini videolarla ve sunumlarla anlattılar. Biz de onları YouTube kanalımıza ve web sitemize düzenli olarak yükledik. İzleyiciler de, her hafta çeşitli alanlarda geliştirilen farklı videolarla kanalımızda, eğitimde iyi örnek poster sunumları ile de web sitemizde buluştular. Eğitimde iyi örneklerin bir günde, belirli bir saatte erişilebilir olmasındansa konferans boyunca ve konferans sona erdikten sonra da kanallarımızda yayında kalmaya devam edecek olması, hem İÖK takipçilerini hem de bizi çok heyecanlandırıyor. Böylece, geçtiğimiz yıllarda en çok duyduğumuz ve çözümü yüz yüze konferansta çok mümkün olmayan “Ben pek çok sunuma girmek istiyorum ama çakıştığı için giremiyorum” geribildirimini bu sene özelinde çözmüş olduk. 

İÖK programı bu sene de eğitimde iyi örneklere eşlik eden, sohbet oturumları ve atölyelerle zenginleşti. Eğitimin öznesi çocuklar olmasına karşın onların katılımını çoğu zaman göz ardı edebiliyoruz Başarı Buluşmaları’nı planlarken bu yüzden ilk buluşmayı tamamıyla öğrencilere bıraktık. Sonraki buluşmalar sırasıyla; öğretmenlerle, velilerle ve sivil toplum uzmanlarıyla gerçekleşti. Her buluşmada başarıyı farklı boyutlarıyla yeniden tanımladık. Farklı bakış açılarıyla derinleştik. Konferans boyunca Başarı Buluşmaları’nı izleyen, bizimle birlikte başarıyı yeniden tanımlayan 167bin 647 kişi oldu. Konferansın en önemli etkileşim alanlarından olan, her Çarşamba farklı uzmanlarla, farklı konular konuştuğumuz atölyelerde de 213 kişiyle bir araya geldik.

Yüz yüze konferanstan farklı olarak yaptığımız tek şey Kapanış Etkinliği oldu. Özellikle İÖK topluluğunu duymak, yeni deneyimlediğimiz bir süreç hakkında hem sunum yapan hem izleyen tüm katılımcıların deneyimlerini dinlemek istedik. Burada en dikkat çeken nokta; başta İÖK’ün dijitalde yapılmasına üzülenlerin keyifli bir süreç geçirdiklerini duymak oldu. 

Son 3 yıldır yaptığımız gibi bu yıl da farklı formatlardaki içeriklerimizi bir tema etrafında ördük. Bu yıl istedik ki, çoğu zaman sadece çoktan seçmeli sorulara, sınavlara indirgenen başarı algısını konferansın katılımcılarıyla birlikte sorgulayalım.

Her bireyin potansiyeli kendini bir ipucuyla belli eder. Biz keşfedersek başarıya dönüşür.

Saklı Kalan Başarılar’ı keşfeden eğitimcilerimizle 6 hafta boyunca bir araya gelirken, tüm sorgulamalarımız, sorularımız başarı kavramını yeniden düşünmek üzerineydi. Bu sorular üzerine Saklı Kalan Başarılar’ın bize açtığı bu kapı, salgın sürecinin ciddileşmesi, uzaktan eğitim döneminin başlaması, okula dönüş sürecinin gündeme gelmesiyle dallandı, budaklandı. Tam da bu dönemde liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarının gerçekleşmesi, hem öğretmenlerin hem öğrencilerin bu süreçte okul ortamından uzakta olmaları toplumdaki başarı algısını birlikte sorgulamak için doğru zamanda olduğumuzu gösterdi.

Fark ettik ki, 17 yıldır biriktirdiğimiz iyi örneklerin her biri farklı bir potansiyel tarafından daha iyiyi keşfetmeye yönelikti. 17. yılda yüz yüze bir araya gelemesek de, bundan sonra YouTube’da yayında kalmaya devam edecek olan iyi örneklerin, salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen eğitimde iyiyi aramaya katkı sağladığını, bizim de dijital ortama attığımız bu adımla herkese iyi örnek olduğumuzu umuyoruz.