Erişilebilir Uzaktan Eğitim Mümkün 

Erişilebilir Uzaktan Eğitim Mümkün 

Salgınla birlikte eğitimde yaşanan dijital dönüşüm ne kadar kapsayıcı? Herkes İçin Erişilebilir Yaşam Akademisi Derneği’nden İsmail Çevikbaş görme engelli öğretmenlerin uzaktan eğitim deneyimini, yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini ERG Blog için yazdı.

İsmail Çevikbaş 
Herkes İçin Erişilebilir Yaşam Akademisi Derneği (HEY Akademi)

COVID-19 salgını eğitimden sağlığa, bankacılıktan alışverişe, kültür-sanat aktivitelerinden eğlence hizmetlerine kadar her alanda hızlı bir değişim ve dönüşümü beraberinde getirdi. Bu dönüşüm bütün sektörlerde dijitalleşmeyi adeta zorunlu hale getirdi. Dijitalleşme sürecine hazırlıksız yakalanan kamu ve özel sektör de hızlı bir dijitalleşme hedefiyle kapsayıcılıktan uzak bir performans sergilediler.

Görme engelli öğretmenler için uzaktan eğitim nasıl geçiyor?

Dijital dönüşüm her alanda olduğu gibi eğitim alanında da kendini gösterdi. Salgın koşulları ve salgının bulaş riski sebebiyle 2019-20 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde temel eğitim ve yükseköğretimde uzaktan eğitime geçildi. Millî Eğitim Bakanlığı aslında dijitalleşmeye 2010 yılında imzalanan FATİH Projesi’yle 2011-12 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında başlamıştı. Dolayısıyla öğretmen ve öğrenciler için uzaktan eğitim, dijital eğitim ortam ve araçlarının kullanımı  daha kolay olmalıydı. Fakat, on binlerce öğretmen dijital eğitim ortam ve araçlarının kullanımında ciddi sorunlar yaşadı. 

Peki ya görme engelli öğretmenler için uzaktan eğitim nasıldı? Her alanda olduğu gibi dijital alanda da erişilebilirlik sorunları zaten vardı. Salgınla birlikte bu sorunlar daha da derinleşerek, belirgin hale geldi. Binlerce görme engelli öğretmen uzaktan eğitim sürecinde mesleki dışlanma ve yalnızlık yaşadı. Erişilebilir olmayan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) web sitesi ve mobil uygulamaları görme engelli öğretmenlerin çalışma haklarını ihlal ederken, öğrencilerinden de ayrı kalmalarına sebep oldu. Görme engelli öğretmenler bir yandan bu erişilebilirlik sorunlarını çözmeye çalışırken bir yandan da okul idarecileri ve velilerin baskılarını göğüslemek zorunda kaldılar.

Bu sorunları tespit ederek, görünür kılmak adına Herkes İçin Erişilebilir Yaşam Akademisi Derneği (HEY AKADEMİ) tarafından ulusal bir anket çalışması yapıldı. Temmuz 2020-Ağustos 2020 döneminde yapılan ankete Türkiye’nin dört bir yanından, farklı yaş, cinsiyet ve branşlardan 504 görme engelli öğretmen katıldı. Anket çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.

Görme engelli öğretmenlerin EBA’ya erişme ve kullanma verileri

Görme engelli öğretmenlerin EBA platformunun giriş kapısı yani “oturum açma” başarısı yüzde 80’den fazla iken EBA platformunda kendi profillerini kontrol edebilme verileri yüzde 78 civarında. EBA platformunda biraz daha kullanım yeterliliği gerektiren “bildirim penceresi” kontrolleri yapabilme oranı ise bir önceki adımdan daha az, yani yüzde 62,23. “Mesajlar penceresi” kontrollerini yapabilme oranı da yüzde 54,27, “menü”lere erişim ise yaklaşık yüzde 55 oranında. 

Daha karmaşık bir adım olan “öğretmen-öğrenci şifresi oluşturma”ve “geçici kod” alabilme oranı toplam örneklemin sadece yaklaşık yüzde 25’i kadar. “Sayfam” alanına erişebilme oranı yüzde 18,69 ile çok düşük. Ankete katılanların EBA platformunda “sınıf duvarı”na erişim sağlayabilme oranı yüzde 46,72. “Ders içerikleri”ne erişim oranı yüzde 50,70 ile yarıdan biraz fazla. “Alıştırma” ve “test” içeriklerini inceleyebilme oranı yüzde 43,94. Dokümanlara erişim sağlayabilme oranı ise yüzde 46,12’de kalıyor. 

Platforma kendi içeriklerini ekleyebilen öğretmenlerin oranı sadece yüzde 32,21. EBA platformunda “çalışma listesini” oluşturabilen görme engelli öğretmenlerin oranı yüzde 33,20; oluşturdukları listelere çalışma ekleyebilme oranı yüzde 35,19 ve listelerini gönderebilenlerin oranı ise yüzde 35,98’dir. Görme engelli öğretmenlerin EBA platformunda ölçme ve değerlendirme aracı olarak “sınav” oluşturabilme oranı yüzde 19,88 iken “yaprak test” oluşturabilme oranı yüzde 22,66. “Canlı ders”e erişim sağlama oranı  yüzde 66,60 ile görece yüksek. “Canlı ders” sırasında “sohbet” kontrollerini yapabilme oranı yüzde 32,41, “ekran paylaşımı” yapabilme oranı da yüksek değil, sadece yüzde 36,18. 

Kurs içeriklerine erişim oranı düşük 

Kurs içeriklerine erişim, EBA platformunun işlevselliğinin bir parçası ve bu içeriklere erişim oranı yüzde 35,19 ile düşük. Kursları tamamlayabilme oranı ise daha da düşük; yüzde 28,37. Görme engelli öğretmenlerin “mesleki gelişim gruplarını” görüntüleyebilme ve bunlara katılabilme oranı da sadece yüzce 36,18.

Yukarıda verilen araştırma sonuçlarından da anlaşılacağı üzere eğitimde dijitalleşme ve uzaktan eğitim süreci kapsayıcı olmaktan uzak bir anlayışla başladı. Evet, salgın bir kriz durumuydu ve karar alıcıların, politika geliştiricilerin hızlı karar almaları, hızlı hareket etmeleri gerekmekteydi. Fakat, hiçbir kriz durumu Anayasal olarak garanti edilen temel insan haklarının kullanılmasında doğrudan ya da dolaylı olarak vatandaşlar arasında ayrımcılık yapılmasının mazereti olarak da kabul edilemez.

Bu araştırma sonuçları görme engelli öğretmenlerin de diğer öğretmenler gibi dijital eğitim ortam ve araçlarının kullanımına ilişkin hizmetiçi eğitimlere ihtiyaçları olduğunu gösterdi. Öte yandan EBA’nın görme engelli öğretmenler için erişilebilir olmadığını da gösterdi. EBA internet sitesi ve mobil uygulamaları, görme engelli bireylerin bilgisayar ve akıllı mobil cihazları kullanabilmelerini sağlayan ekran okuyucu programlarla uyumlu değildi. Bu nedenle de görme engelli bireyler EBA’ya giriş yapmak için sayfa ya da uygulamayı açtıklarında ekranda bulunan yazı, buton ve menüleri okuyamadıklarından bu sistemleri kullanamadılar. Bakanlık engelli olmayan öğretmenler için EBA’nın kullanımına yönelik kılavuzlar ve video içerikler hazırladı. Ancak, görme engelli öğretmenlerin bu sistemleri kullanabilmeleri için ihtiyaç duydukları yardımcı ve destekleyici programlara göre EBA’nın kullanımına yönelik bir kılavuz ya da video içerik hazırlanmadı. Bu durum da görme engelli öğretmenlerin “el yordamıyla”, deneme-yanılma yöntemlerine mecbur kalmalarına sebep oldu.

“EBA’nın tüm içeriklerinin ve menüsünün erişilebilir olması zaruri” 

Millî Eğitim Bakanlığı, görme engelli camiasının itici gücüyle de EBA özelinde erişilebilirlik çalışmalarına başladı. Bugün görme engelli öğretmenler de EBA’yı aktif ve etkin olarak kullanabiliyor ve canlı ders uygulamasıyla öğrencileriyle buluşuyorlar. Fakat, eğitimde teknolojinin kullanımı her ne kadar salgınla birlikte ön plana çıkmış olsa da bu teknolojileri pandemi sonrası da aktif ve etkin bir biçimde kullanmamız gerekecek. EBA ise sadece canlı ders yapılan bir uygulama değil, eğitimin bütün bileşenleriyle dijital ortama aktarılmış bir versiyonu. Bu nedenle de EBA’nın bütün menü ve içeriklerinin görme engelli öğretmenler için erişilebilir olması zaruridir.

“Dijital dönüşüm kapsayıcı eğitim anlayışı ve evrensel tasarım ilkesiyle gerçekleşmeli” 

Kapsayıcı eğitim anlayışı ve evrensel tasarım ilkesinin ek bir işlem ya da çalışmaya ihtiyaç duyulmadan, standart olarak yapılması bu tür erişilebilirlik sorunlarının hiç yaşanmamasını sağlayarak, görme engelli öğretmenlerin çalışma haklarını doğrudan, öğrencilerinin eğitim haklarını da dolaylı olarak ihlal etmeyi önleyecektir.

Peki mümkün mü? Evet, “Herkes için erişilebilir bir dijital yaşam mümkün!” Bunun için yapılması gereken tek şey; evrensel tasarım ilkesi ve kapsayıcı eğitim anlayışını içselleştiren dijital dönüşüm politikaları geliştirmek ve uluslararası WCAG (Web Sayfası İçeriklerinin Erişilebilirlik Kılavuzu) standartlarına uygun herkes için erişilebilir bir dijital dünya kurmaktır. Bu standartlar sadece görme engelli bireylerin değil tüm dezavantajlı grupların internet ve mobil uygulamalara erişimlerini sağlamak için oluşturulmuştur. ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde tüm kamu internet sitelerinin erişilebilirlik standartlarına uygun olarak geliştirilmesi için kanunlar çıkartılmış ve yasal güvence altına almıştır. MEB stratejik planlarına “evrensel tasarım ilkesi” ve “erişilebilirlik standartları” ekleyerek, bu ilkeleri içselleştirmiş yazılımcı ve tasarımcılarla iyi uygulama örnekleri ortaya koyabilir. Bu bağlamda da; alanda çalışan Herkes İçin Erişilebilir Yaşam Akademisi Derneği gibi çözüm ortağı olacak paydaşlarla işbirliği yapılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz.

Herkes için erişilebilir bir eğitim dileğiyle…