Mesleki Gelişim İçin Önce Merak Gerekiyor

Mesleki Gelişim İçin Önce Merak Gerekiyor

Aileler, çocuklarının daha çok akademik becerilerine yatırım yapıyor. Çocuk, mesleki gelişime temel hazırlayan merak duygusunun peşine düşmek için zaman ve mekan bulamıyor. Okulların büyük kısmı ise çocukları zamanından önce, dozajı hesap edilmemiş mesleki enformasyona maruz bırakıyor. Mesleki gelişim üniversite kapısına dayanınca hatırlanıyor. Gençler kendilerini tanımadan meslek seçiyor ya da ailelerinin seçimlerini yaşıyor. Psikolojik danışman Erhan Ağbaba, mesleki gelişim alanında ailelerin, eğitim sisteminin eksiklerini ve düştüğü yanlışları ERG Blog için yazdı.


Erhan Ağbaba
Psikolojik Danışman

Mesleki gelişim alanı tıpkı fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal gelişim alanları gibi birey doğduğu andan itibaren takip edilmesi ve desteklenmesi gereken bir gelişim alanı. Fakat mevcut eğitim politikaları, ebeveyn tutumları ve toplumsal algı çocuğun daha çok bilişsel, fiziksel, sosyal gelişim alanlarını önceliyor. Çocukta nasıl gözlemleneceği ve destekleneceği çok bilinmeyen ve unutulan mesleki gelişim alanı sadece kriz anlarında akla geliyor.
Oysa mesleki gelişim, ilk çocukluk döneminden itibaren mesleki gelişim parametreleri üzerinden sistematik, süreğen ve çocuğun yaşına uygun bir şekilde desteklenmeli. Diğer gelişim alanlarında olduğu gibi mesleki gelişim alanında da çeşitli kariyer gelişim görevleri var. Bu görevlerin yerine getirilmesi bireyin doğru bir kariyer planı oluşturmasına ve meslek seçim sürecini doğru yönetmesine olanak sağlar. Peki nedir bu mesleki gelişim parametreleri?

 

Mesleki gelişim nasıl desteklenir?

Mesleki gelişim parametrelerinin en başında çocuğun diğer gelişim alanlarında doğru desteklemesi geliyor. Gelişim; nöbetleşe devam eden, sürekli, genelden özele, basitten karmaşığa doğru, kesintisiz ve bir bütündür. Bir gelişim alanındaki eksiklik diğer gelişim alanlarını doğrudan ve dolaylı olarak etkiler. Bu nedenle doğru bir mesleki gelişim için çocuğun diğer gelişim alanları olan bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel, ahlaki, dilsel, cinsel ve kişilik gelişimi açısından doğru desteklenmesi gerekiyor.
Bunun yanı sıra mesleki gelişimin diğer parametreleri benlik kavramı, ilgileri-yeteneklerini tanıma, mesleki değer oluşturma, merak duygusunun yönetimi, araştırma-keşif, rol modeller, karar mekanizmasının güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet algısı, mesleki önyargılar, gelecek algısı, zaman perspektifi, planlılık, yaşa uygun enformasyondur.

 

Merak, mesleki gelişime temel hazırlar

Birkaç örnek ile açıklamak gerekirse; merak duygusu çocuğu araştırmaya ve keşfe sevk eder. Bu durum çocukluk döneminin her safhasında form değiştirir. Bu değişimler çocukta mesleki ilgi alanlarının oluşumuna zemin hazırlar. Oluşan ilgi alanı çeşitliliği bireyi hareket etmeye ve eylemde bulunmaya sürükler. Hareket ve eylem bireyin yeteneklerini tatbik etmesine ve neticesinde kendini tanımasına olanak sağlar. Keşfedilen yetenekler, doğru meslek tanıtımları ve mesleklerle eşleşerek kişinin yönelimini belirler. Öte yandan, bu süreç döngüsü bireyin benlik kavramını oluşturmasında da büyük rol oynar.

 

Mesleki gelişimde ailenin rolü

Ailelerin yargıları da çocukları etkiler. Hemşire olan bir anne evde sürekli mesleğiyle ilgili yakınmalarda bulunursa ve sağlık sektörüne yönelik eleştiriler yaparsa annenin bu önyargısı çocuklarına kuşaklararası aktarımla miras kalabilir. Bu durumda çocuk, meslek seçim sürecinde sağlık sektörüne yönelik mesleklere mesafeli durabilir. Bir babanın çocuklarına kadınların itfaiyecilik, hakimlik, polislik gibi meslekleri yapamayacağıyla ilgili söylemlerde bulunması çocuklarının toplumsal cinsiyet açısından bu mesleklere önyargılı olmasına yol açabilir.

 

Çocuğun zaman algısına yönelik yönlendirme önemli

10 yaşına kadar çocuklarda zaman perspektifi zayıftır. Mesela “Ben gelecekte doktor olacağım” der. Fakat bu mesleğe ulaşmak için nasıl bir yol izlemesi gerektiği ve hangi merhalelerden geçtiğiyle ilgili kısmı düşünemez. Zaman algısı açısından kısa ve orta vade plan yapma ve sürdürme konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Bu durum, kariyer planı oluşturma noktasında doğrudan çocuğun mesleki gelişim sürecini etkiler.

Çocuk, merakının peşine düşmek için zaman ve mekan bulamıyor

Peki, ülkemizde aile ve okul mesleki gelişim açısından çocukları yeterli düzeyde destekliyor mu? Erken çocukluk döneminden itibaren aileler çocuklarının daha çok akademik becerilerine yatırım yapıyor. Satranç kursu, yüzme kursu, mental aritmetik kursu… Bu nedenle çocuk, merak, araştırma ve keşif için hem yeterli zamanı hem de mekanı bulamıyor. Aile eliyle yaratılmış, sınırlandırılmış, kuralcı, hedeflenmiş sonuçlara odaklı bu kurgular; çocuğu hem çocukluk doğasından hem de doğadan koparıyor.

Öte yandan, kreş ve okulların büyük bir kısmı çocukları zamanından önce, dozajı ve düzeyi doğru hesap edilmemiş mesleki enformasyona maruz bırakıyor. Bu durum çocuğun mesleki önyargıları edinmesine, denetim odağını yitirmesine, yanlış rol modeller tercih etmesine neden olabiliyor.

 

Okullarda psikolojik danışman yetersiz

Okullarda öğrencilerin mesleki gelişim süreçleri profesyonel olarak okul psikolojik danışmanları tarafından yürütülmesi gerekiyor. Fakat; öğrenci başına düşen okul psikolojik danışmanı yetersiz durumda. Birçok okulda tek psikolojik danışman olduğunu düşünürsek bireysel bağlamda destek verilmesi gereken mesleki gelişim destek süreç kalitesi ciddi oranda düşüyor.
Mesleki gelişim destek süreci; enformasyon, ölçme ve değerlendirme gibi öğrenci ile psikolojik danışmanın doğrudan temas etmesini ve görüşmesini gerektiren bir süreç. Fakat bu durum için bir rehberlik saati bulunmadığı gibi, toplu bilgi aktarımı dışında öğrenciler ile bireysel görüşmeler yapmak çocuğun eğitim öğretim sürecini sekteye uğrattığı için sorun yaratıyor.

 

Kararı aileler veriyor

Çocuğun mesleki gelişimi için aile bilgilendirmesi çok önemli. Aileler süreç esnasında bilgi almak yerine karar anlarında bu yardımı almayı tercih ediyor. Lise ve üniversite seçim sürecinde panik, kaygılı ve bilgi açlığına dayalı bir agresyonla hareket eden aileler çoğunlukla mevcut duruma göre en uygun kararı çocuklarının adına karar vererek alıyor.
Öğretmenlerin mesleki gelişimin yaş ve sınıf temelli desteklenmesine yönelik yeterli bilgiye sahip olmaması da diğer önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut eğitim programları, müfredatlar, kitap içerikleri ve eğitim öğretim materyalleri, mesleki gelişimi yeterli derecede destekleyecek nitelikte değil. Mesleki gelişim ile ilgili ölçme ve değerlendirme araçlarının usulsüz kullanılması, yanlış ölçümlerin yanı sıra yanlış kariyer yönlendirmelerine neden oluyor. Mesleki eğilim, kişilik envanterleri, ilgi ve yetenek testleri gibi psikolojik ölçüm araçları bunun eğitimini almış psikolojik danışmanlar tarafından yapılmalı. Öte yandan doğru zamanda ve doğru ölçek kullanılarak yapılmalı. Günümüzde ulu orta, herkes tarafından uygulanan bu ölçekler büyük risk içeriyor.

 

Genç, çocukluğunda desteklenmemişse test sonuçları yanıltır

Daha da önemlisi mesleki gelişimle ilgili ölçme ve değerlendirme araçlarının bireydeki ilgi ve yetenekleri ölçebileceği ve bir mesleğe yöneltilebileceği gibi yanlış bir algı var. Çocukluğundan itibaren desteklenmemiş, ilgi çeşitliliğine maruz kalmamış, yetenek keşfi için yeterli eylemde bulunmamış bir birey için bu tür ölçümler yanlış sonuçlar veriyor. Örneğin, sporla ilgili ilgi çeşitliliğe maruz kalmamış bir bireyin spora yönelik yeteneği olup olmadığını bir envanterle ölçerek ortaya çıkaramazsınız.

 

“Tek kriter kazanç ve iş garantisi olmamalı”

Meslek seçim parametreleri içinden ekonomik kazancın ve iş garantisinin ön plana çıkarılması bireylerin ve özellikle gençlerin meslek seçimine doğrudan etki ediyor. Bireylerin; ilgilerini, yeteneklerini ve benliğini göz ardı edecek şekilde kararlar almasına neden olan bu durum, uzun vadede bireyin psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
Özetle; mesleki gelişim doğru kariyer planına zemin hazırlar. Bu bağlamda bireyin kendini tanıması, potansiyelini fark etmesi, ilgilerini keşfetmesi, yeteneklerini tanıması önemli. Ayrıca buna uygun eğitim ve meslek seçeneklerini değerlendirmesi, mesleki gelişimin çocukluktan itibaren desteklenmesiyle mümkün. Buna yönelik eğitim politikaları, uygulamaları ve programları geliştirilmeli. Bu noktada Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları bir araya gelmeli. Mesleki gelişim memleket meselesi haline getirilmeli.

 

Bu yazıdaki ifadeler yazarın görüşüdür; ERG’nin kurumsal görüşünü yansıtmayabilir.