Yeni Ortaöğretim Sistemi Dershanelere Bağımlılığı Artıracak

Yeni Ortaöğretim Sistemi Dershanelere Bağımlılığı Artıracak

 Hürriyet İK, Nuran Çakmakçı

Biliyorsunuz, Haziran 2008’de 8’nci sınıf öğrencileri son kez Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na girecek. 

6 ve 7’nci sınıf öğrencileri de ilk kez yapılacak Seviye Belirleme Sınavı’na katılacak. Böylece Ortaöğretime Geçiş Sistemi (OGES) uygulanmaya başlayacak. Yani, yaklaşık 4 milyon öğrenci sınava hazırlanacak. Ancak, bu yeni sisteme yönelik her taraftan eleştiriler devam ediyor. Bu konuda ERG de, uzun soluklu bir araştırma yaptı. Şimdi onları açıklıyor. İşte ERG’nin değerlendirme ve önerileri şunlar:

ÖĞRENCİLER OKULDIŞI KURUMLARA YÖNELECEK

Kademeler arasındaki geçiş sisteminde kullanılacak değerlendirme sınavının yeni öğretim programında öğretilenlerle örtüşmemesi durumunda, birçok öğrenci sınavda üst sıralarda yer alabilmek için okul dışı kurumlara yönelecek. Aynı zamanda birçok öğretmen de yeni öğretim programı yerine öğrencileri değerlendirme sınavına hazırlayan bir öğrenim talep eden velilerin baskısına maruz kalacak. Sonuçta, dershaneler gibi okul dışı kurumlara bağımlılığın artması ve yeni öğretim programının uygulanmasında önemli sorunlar yaşanması ihtimali ortaya çıkacak.

EŞİTSİZLİK OLACAK

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA 2003 matematik sonuçları göstermektedir ki, Türkiye’de hem öğrenciler arasında, hem de okul türleri arasındaki farklılaşma diğer OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında çok yüksektir. PISA’da ortaya çıkan bu farklılaşma Türkiye’de ortaöğretimlerini farklı okul türlerinde sürdüren öğrencilerin ortalama başarıları açısından önemli eşitsizliklerin varlığına işaret ediyor. Ortaöğretim okul türleri arasındaki ortalama öğrenci başarısı bu derece farklı olduğu sürece ilköğretimden ortaöğretime geçiş noktasında bir değerlendirme, sıralama ve seçme sistemine ihtiyaç duyulacaktır.

MEVSİMLİK İŞÇİ ÖĞRENCİLER SINAVA GİREMEYECEK

Sınavın yapılacağı Haziran ayında eğitim gördüğü yerleşim biriminin yakınında olmayan öğrencilerin Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) girmesi sorunlu olacak. Mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan aileleriyle beraber farklı bölgelere göçen öğrencilerin durumu önemlidir.

SINAV ÜCRETİNİ ÖDEYEMEYECEK ÖĞRENCİLER VAR

SBS’nin sınav ücreti ve başvuru işlemlerine ilişkin düzenlemeleri OKS’den farklı olarak kurgulanmazsa, maddi imkansızlıklar veya başvuru işlemleri bazı öğrencilerin SBS’ye girmesini ve bu nedenle daha kaliteli eğitim alma fırsatından yararlanmasını engellemeye devam edecek.

SINAVDA ÇOCUĞUN AİLE ORTAMI DA ÖLÇÜLÜYOR

Sınavlarda yapılan ölçüm, sadece öğrencinin yeterliliklerine ilişkin bir ölçüm değildir. Aynı zamanda öğrencinin bu yeterlilikleri kazanmasında belirleyici rol oynayan öğretmen kalitesi, okulundaki eğitim ortamı ve çocuğun aile ortamı da ölçülmektedir.

SOSYAL KOŞULLAR DA ÖNEMLİ

Öğrencinin gelecekteki başarısına yönelik bir tahminin gerçeğe en yakın şekilde yapılması için bireyin sadece mevcut durumunun değil, bu mevcut duruma hangi başlangıç noktasında, nasıl sosyal koşullar ve okul ortamlarından geçerek geldiğinin de değerlendirilmeye katılması gerekiyor. Öğrencinin yeni karşılaşacağı sosyal koşullarda ve okul ortamında göstereceği ilerlemenin hızı ve sonuçta ulaşabileceği başarının düzeyi ancak bu şekilde doğru tahmin edilebilir.

EĞİTİM REFORMU GİRİŞİMİ’NİN ÖNERİLERİ

-Öğrencinin SBS’de aldığı puan, eğitim gördüğü okulun başarı derecesi ile ilişkilendirilerek incelenmeli. Dezavantajlı okullarda okuyan öğrencilerin ortaöğretime yerleştirme puanları hesaplanırken, ortaöğretimde daha kaliteli bir eğitim alma fırsatı sunulması amaçlanmalı.

-Dezavantajlı okullardan gelen öğrencilere kontenjan ayrılmalı. Ulusal düzeyde dezavantajlı illerden gelen öğrencilere özellikle yatılı olan fen ve Anadolu liselerinde il bazında kontenjan ayrılması düşünülebilir. Böyle bir kontenjan oluşturulurken ilin ortalama SBS puanı değerlendirilebilir.

-SBS’de yer alacak yabancı dil sorularının ağırlıklı katsayı değerinin yüksek olmaması doğru bir karar. Milli Eğitim Bakanlığı, yaptığı açıklamada yabancı dil sorularının Türkçe sorularıyla aynı ve diğer alanlardaki sorulardan daha yüksek bir katsayı verileceğini bildirdi. Ancak, daha sonra yabancı dil katsayısının Türkçe ve matematik katsayısının dörtte biri, fen ve sosyal bilgiler katsayısının üçte biri olacağını belirledi. Yabancı dil katsayısının azaltılması doğru bir karar. Ancak, yine de yabancı dil sorularının, aldıkları kaliteli eğitimden dolayı zaten avantajlı durumda olan özel ilköğretim okullarındaki öğrencilere daha da büyük bir avantaj sağlayıp sağlamadığı SBS sonuçlarından hareketle tekrar değerlendirilmeli.

-Sistemin eğitimde eşitlik konusundaki hedefi açıklanmalı, eşitliğe etkisi ölçülmeli. Öğrencinin sosyo-ekonomik statüsü, ortaöğretime geçiş sınavında aldığı puanı ile ortaöğretimde yerleştiği okul türü arasındaki bağı tespit amacıyla bir ampirik çalışma yapılması şart.

-Sistemin fırsat eşitliğinin önünde önemli bir engel olan okul dışı kurumlara bağımlılık üzerindeki etkisi de ölçülmeli. Yeni sistemin dershanelere bağımlılık üzerindeki etkisi izlenebilecek bir olgu. İlköğretim düzeyinde olup, dershaneye devam eden öğrenci sayısı, öğrencilerin aylık ortalama dershanede ders gördüğü saat, toplam dershane sayısı ve dershanelerin finansal hacmine bakarak bu ölçümler yapılabilir.

-Seviye Belirleme Sınavları ücretsiz olmalı. İsteyen her öğrencinin bu sınavlara erişiminin sağlanması için merkezden uzak okullarda eğitim gören öğrenciler için sınav merkezlerine ücretsiz ulaşım imkanı sağlanmalı. Özellikle mevsimlik işçilik ve göç nedeniyle SBS’nin yapılacağı tarihlerde okula devam etmeyen öğrencilerin sınava girebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalı.

-Sistem, yaşam boyu öğrenme yaklaşımını desteklemeli. İlköğretimden sonra eğitim yaşamına ara vermiş, ancak özellikle meslek liselerine devam etmek isteyen gençlerin geçiş sistemine dahil olmaları için alternatif bir yol oluşturulmalı. Bunun için ayrı bir kontenjan açılması ve bu kontenjan üzerinden tek sınavlı bir giriş sistemi düzenlenmesi düşünülebilir.

-Seviye Belirleme Sınavlarına hazırlanırken müfredat geçerliliği ön planda tutulmalı.

-Yöneltme ve Davranış Puanı’nın kaldırılması veya buradan gelecek puanların net tanımları ve kriterleri oluşturulmuş bir algoritma üzerinden belirlenmesi gerekiyor.

-Aynı şekilde Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP) okullararası karşılaştırılabilirliği artırmak amacıyla Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından belirtildiği üzere, sınıf içinde düzenlenen sınavlara asgari standartlar getirilmesi ve bazı ortak sınavlar yapılması gibi projelerin en kısa sürede gerçekleştirilmesi gerekiyor.