Türkiye’nin Kapısındaki Fırsat: 2025’e Doğru Nüfus, Eğitim ve Yeni Açılımlar

Türkiye’nin Kapısındaki Fırsat: 2025’e Doğru Nüfus, Eğitim ve Yeni Açılımlar Türkiye’nin Kapısındaki Fırsat: 2025’e Doğru Nüfus, Eğitim ve Yeni Açılımlar

ERG için hazırlanan rapor, Türkiye’nin demografik yapısı ve bu yapının eğitim sistemimiz için önümüzdeki yıllarda ne anlama geldiği, ne gibi sorunlar sunduğu, ne gibi fırsat pencereleri açtığı konularını irdelemektedir.

Türkiye’nin “demografik armağanı” geçtiğimiz günlerde ülkemizin gündemine oturmuş durumda. Bu konuda pek çok şey yazıldı çizildi. Özetle Türkiye’nin Avrupa Birliği perspektifi çerçevesinde genç nüfusumuzun önümüzdeki çeyrek asırda bize büyük bir “armağan” olduğu ve ülkemize büyük avantajlar sağlayacağı düşünülüyor. Bunun en önemli nedeni bugünkü genişlemiş Avrupa Birliği üyeleri ve aday ülkeler dahil AB nüfusunun yaşlanmakta olması.

“Türkiye’nin Kapısındaki Fırsat” raporu 2000 – 2025 dönemine ilişkin saptama ve öngörülerde bulunuyor. Rapor, Türkiye’nin yakın geçmişindeki ve günümüzdeki nüfus dinamiklerine “eğitim” penceresinden bakıyor ve gelecek 20 yılda neler olacağını öngörüyor.

Bu raporun beş ana bölümü var. Birinci bölümde, 1970 yılından bu yana oluşan demografi trendleri ile eğitim göstergeleri inceleniyor. Böylece 2000 yılı itibari ile gelinen nokta saptanıyor.

Ikinci bölümde, 2025 yılına kadar olan dönem için demografi ve nüfus öngörüleri yapılarakeğitim çağındaki nüfustaki olası gelişmeler ortaya konuluyor ve böylece sayısal ihtiyaçlarbelirleniyor. Yine bu bölümde demografik gelişmeler, il grupları ve iller itibari ile de analiz ediliyor.

Üçüncü bölümdeyse, bir parçası haline gelmeyi planladığımız Avrupa Birliği’nin nüfusunun ne gibi bir değişim sürecinden geçtiği irdeleniyor. Bu bölümde, Türkiye’de yaşanan demografik süreçler, AB ülkelerindeki dönüşümle karşılaştırılıyor. Böylece, önümüzdeki fırsatlar ve engeller ortaya konuluyor.

Dördüncü bölümde okullulaşma oranlarındaki varsayımlara bağlı olarak işgücünün eğitim düzeyine ilişkin senaryolar sunuluyor.

Son bölümde ise, elde ettiğimiz bulgular ışığında ortaya çıkan genel tablonun analizi sunuluyor.


         PDF İndir