Sosyal Bütçeyi İzliyoruz’ Platformu, Milletvekillerine ‘Dikkat’ Mektubu Yazdı

Sosyal Bütçeyi İzliyoruz’ Platformu, Milletvekillerine ‘Dikkat’ Mektubu Yazdı

Radikal, Ahmet Kıvanç

‘Sosyal Bütçeyi İzliyoruz Platformu’, milletvekillerine gönderdikleri mektupla amaçlarının, parlamentonun dikkatini gelir dağılımı ve yoksullukla mücadele, eğitim, kadın, engelliler ve gençlerin sorunlarına yöneltmek olduğunu belirtti. 

10 sivil toplum kuruluşundan oluşan Sosyal Bütçeyi İzliyoruz Platformu, merkezi yönetim bütçesinde gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele, eğitim, kadın, engelliler ve gençlere yönelik politikalara öncelik verilmesi ve bu alanlara ayrılan bütçe kaynaklarının artırılması için milletvekillerine mektup yazdı.

Amaç dikkatleri çekmek

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) İdari Mali İşler Direktörü Ahmet Buldam, Sosyal Bütçeyi İzliyoruz Platformu olarak, Plan Bütçe Komisyonu üyesi milletvekillerine gönderdikleri mektupla amaçlarının, parlamentonun dikkatini gelir dağılımı ve yoksullukla mücadele, eğitim, kadın, engelliler ve gençlerin sorunlarına yöneltmek istediklerini söyledi. Buldam, bu yıl ilk kez başlattıkları bütçeyi izleme sürecini bundan sonra daha düzenli olarak sürdüreceklerini ve önerilerinin dikkate alınması için bütçenin daha hazırlık aşamasından başlayarak, TBMM’de kabulüne kadarki süreçte girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Sosyal Bütçeyi İzliyoruz Platformu’nun tespitleri ve milletvekillerinden talepleri özetle şöyle:
Gelir dağılımının iyileştirilmesi: Sizlerden, ülkemizdeki gelir adaletsizliği ve yoksulluğun eşit vatandaşlık temelinde çözümlenmesine yönelik doğru sosyal politikaları desteklemenizi ve bu alana daha fazla kaynak ayırmanızı talep ediyoruz. Ülkemizde uygulanmakta olan sosyal yardım politikalarının iyileştirici etkisinin AB ülkelerine kıyasla çok yetersiz kaldığı görülmektedir.
AB-25 ülkelerinde sosyal transferler sayesinde yoksulluk riskindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı 25’ten yüzde 16’ya, Polonya’da yüzde 31’den yüzde 17’ye, Avusturya’da yüzde 24’ten yüzde 13’e, İrlanda’da yüzde 31’den yüzde 21’e indirilebilirken, Türkiye’de yüzde 30’dan sadece yüzde 25’e indirilebilmektedir. Bir başka ifadeyle Türkiye’de sosyal yardımlar ancak nüfusun yüzde 5’ini yoksulluk riskinden kurtarırken, aynı oran Polonya’da yüzde 14 düzeyindedir.

Sosyal yardımlardan yararlanan vatandaşların kapsamı genişletilmeli, çalışan yoksullar sosyal yardım politikası kapsamına alınmalı, çocuk yoksulluğu ile mücadele amacıyla özel sosyal yardım politikaları geliştirilmeli, yaşlılara yönelik sosyal yardım ve sosyal hizmet politikalarına kaynak ayrılmalı, sosyal yardım alanındaki kurumsal parçalanmışlık giderilmeli ve sosyal yardım politikaları bütüncül bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Bütçede eğitimin payı yetersiz: Türkiye’de eğitim bütçesi, kalkınma planı, hükümet programı ve orta vadeli programda yer alan hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlayacak büyüklükte değildir. Okul öncesi eğitimde gelecek 5 yıl içinde okullaşma oranının ikiye katlanarak yüzde 50’ye çıkarılması hedeflenmektedir. Bunun için her yıl öğrenci sayısının 155 bin kadar artması gerekirken, 2007 yılında artış sadece 60 bin kişi oldu.
Ortaöğretim süresinin 4 yıla çıkartılması ile derslik başına düşen öğrenci sayısı 43’e yükselecektir. Öğrenci sayısını 30’a düşürebilmek için 33 bin derslik daha yapılması gerekmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yatırım bütçesinin, merkezi yönetim bütçesine oranına bakıldığında 1998 yılında  yüzde 2.52 olan oranın 2002’ yılında yüzde 1.31’e, 2003 yılında yüzde 1.00’e, 2007 yılında da yüzde 0.73’e indiği görülmektedir.

Diğer taraftan, Ülkemizde eğitim hizmetlerine ayrılan kaynakların Gayri Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) oranı genel olarak artmaktadır. Ancak, 2007 yılında MEB bütçesi için yüzde 3.3’lük oran ve toplam eğitim bütçesi için yüzde 4.3’lük oran hâlâ gerek OECD ülkeleri ortalamasının, gerekse UNESCO’nun kalkınmakta olan ülkeler için önerdiği yüzde 6 oranının altındadır. Daha endişe verici olan, Orta Vadeli Malı Planda MEB bütçesinin GSMH’ye oranında gelecek üç yılda düşüş öngörülüyor olmasıdır. Sayın Milletvekilim, MEB bütçesinin GSMH’ye oranının düşmemesini, eğitime ayrılan toplam kamu kaynaklarının GSMH’ye oranının UNESCO tarafından öngörülen yüzde 6’ya yükselmesini sağlayınız.

Kadın istihdamı artmalı: Dokuzuncu Kalkınma Planında 2013 yılı için kadın istihdamının yüzde 29.6’ya çıkarılması hedeflenmesine karşın, ulusal politika belgelerinde bu konuda herhangi bir çalışma planı veya strateji yeralmamaktadır. Toplumsal cinsiyete ve bunun kadınlar üzerindeki etkilerine duyarlı ulusal politika belgeleri hazırlanmasını talep ediyoruz.
Kadınların ayrımcılığa uğradığı alanlar için geçici özel önlem politikalarının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesini istiyoruz. Kadınların haklarına ilişkin resmi belgelerin ulaşılabilir, anlaşılabilir ve bilgilendirici nitelikte hazırlanmasını talep ediyoruz.

Engelliler dikkate alınmalı: Sizlerden ülkemizdeki engelli vatandaşlarımızın eşit vatandaşlık haklarının hayata geçirilmesine yönelik doğru sosyal politikaları desteklemenizi ve bu alana daha fazla kaynak ayırmanızı talep ediyoruz. Bu çerçevede, devletin tüm engelli çocukların özel eğitim ihtiyaçlarını/masraflarını karşılaması sağlanmalıdır. Engellilere sağlanan hizmetlerin hak kazanma koşulları esnetilmeli. Engellilerin hak sahibi oldukları hizmetlere erişimin önündeki engeller kaldırılmalı. Engellilere sağlanan sosyal yardımlar, araç gereç yardımını engellememeli.

Kimler var?
Sosyal Bütçeyi İzliyoruz Platformu şu kuruluşlardan oluşuyor: Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Engelliler.Biz Platformu, Gündem Çocuk Derneği, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇoÇa), Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi, Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (Ka-Der), Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu (SPF), Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV)

Gençlik toplumsal katılım bekliyor

Ulusal belgelerde gençlerle ilgili temel politika önerileri aktif işgücü politikaları çerçevesinde şekillenmektedir. Oysa gençlik istihdamının da içinde yer aldığı daha büyük bir sorunlar bütünü, gençlerin hayatını doğrudan olumsuz biçimde etkilemektedir. Özellikle toplumsal katılımın artırılması için geliştirilmesi gereken yasal ve güncel uygulamalar, gençlerin aktif yurttaşlık temelinde hayata geçirdikleri sivil toplum faaliyetlerinin önünde engeldir. Milletvekillerimizden, gençlerin toplumsal katılımını artırıcı tedbirlerin önündeki engellerin kaldırılması ve istihdam da dahil olmak üzere gençlerin diğer sorunlarına yönelik çözüm arayışlarını sivil toplumla beraber hayata geçirmelerini talep ediyoruz. Gençlik alanında öngörülen değişikliklerin hayata geçmesi, mevcut bütçe yapısıyla mümkün görünmüyor.