Okuma Kültürünü Destekleyen Hayal Gibi Bir Kütüphane, Müze!

Okuma Kültürünü Destekleyen Hayal Gibi Bir Kütüphane, Müze!

Yrd. Doç. Dr. Ilgım Veryeri Alaca
 
Okulöncesi dönemde, aileleri çocuklarına kitap okumaya teşvik eden projeler, aslında kalkınma projeleridir ve çocuk kütüphaneleri ile desteklenir. Almanya’daki Burg Wissem Kalesi, belki de dünyanın en uzağı gören, en güçlü kalesi. Eşine az rastlanır bu mekan aynı zamanda renkli ve eğlenceli. Çünkü bu kale, çocuk kitapları ile sanatçı kitaplarına, resimli kitapların orijinal çizimlerine, okuma kültürüne adanmış bir mekan. İçinde okuma salonları, oyuncak odaları, arşivler, sergiler var. Çocuklar, büyükler, yaşlılar, kitap okuyor, sohbet ediyor, sergi geziyor, resim yapıyor, dinleniyor ve öğreniyor… Burası hem bir müze ve kütüphane, hem de bir eğitim ve araştırma merkezi.

 

1982 yılında kurulmuş Burg Wissem, Wilhelm Alsleben Vakfı tarafından temelleri atılmış bir müze ve 300’ü aşkın orijinal kitap illüstrasyonu ve binlerce çocuk kitabı ile başlamış bir koleksiyonu barındırıyor. Takip eden yıllarda müze, bağışlar ve yeni alımlar ile de zenginleşmiş. 1982 itibarıyla resimli kitap müzesi olarak kullanıma açılan kurum, yerel yönetimlerin desteği ile koleksiyonu tam anlamıyla korumuş ve yüceltmiş. Müze kütüphanede, açık raf sistemi ile özellikle Almanca olarak basılmış çağdaş resimli kitapların tamamına ulaşmak mümkün. Aynı zamanda birçok farklı ülkeden, dilden kitap da var. Koleksiyon, özellikle Almanya’da yeni çıkan her kitabın eklenmesi ile sürekli güncelliğini koruyor.

Müze, birçok farklı kitap koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Örneğin, Murken Koleksiyonu, çocuklar için yazılmış tıpla ilgili kitapları kapsıyor. Titizlikle hazırlanmış camekanlarda ise, son 100 yılın önemli kitaplarını görmek mümkün. Elma Yayınları’ndan Türkçe çevirilerine ulaşabileceğiniz, Leo Lionni gibi önemli kitap sanatçılarının da orijinal çalışmaları müzede yer alıyor. Müze çocuk kitapları konusunda uzman Prof. Theodor Brüggemann’ın, 1450-1950 yılları arasında üretilmiş 2.000 çocuk kitabından oluşan koleksiyonunu da barındırıyor. Robinson Crusoe Koleksiyonu ise, yelkenli bir gemi ile taçlandırılmış, masmavi denizden duvarları olan bir oda ve bu kitapların okunması için özel olarak hazırlanmış.

Diğer bir koleksiyon, 2002’de İsviçre’den müzeye devredilmiş. Otuz yılı aşkın bir süre boyunca Waldman çifti tarafından Kırmızı Başlıklı Kız’a ilişkin toplanan 800 kitap ve eşyadan oluşuyor. Asya’dan Amerika’ya farklı ülkelerden edinilmiş bu parçalar, 1700’lerden günümüze kadar ulaşmış.

Bremen Mızıkacıları ise bir başka örnek, seçilmiş Bremen Mızıkacıları birçok açıdan birbirlerinden farklılık gösteriyor. Farklı zamanların tatlarını, anlayışlarını, yaşayışlarını, kağıtlarını, renklerini ve teknolojilerini bize aktarıyor. Güzel olan, bugün dahi yeni bir varyasyonun, klasik olan ile boy ölçüşebilmesi, yeni bir duyum ile algılanabilmesi. Böyle bir camekanı Nasrettin Hoca, Keloğlan, Dede Korkut ve türlü hikaye için hazırlamak da bizi farklı bir algıya taşımaz mıydı?

Bu müzedeki kitapları görmek, aslında kitap üretme sürecinin yıllar içinde ne kadar değiştiğini gözler önüne seriyor. “Acaba benim anneannem ne okuyordu?” sorusuna bu koleksiyonda somut bir cevap bulmak mümkün. Nadir kitaplar kilitli özel odalarda saklanıyor. Bu kitapları korumak, kitaba değer vermek, kitabı bilimin ve kültürün yapıtaşı olarak görmek, sunmak, yaşatmak bu mekanın ana fikri.

Müzede, o yılki kitap yarışmasında ödül almış kitaplara da adanmış bölümler bulunuyor. Kilitli, erişilmez nadir kitaplar küçük çocukları sıkabilir elbet. Bu yüzden her köşede farklı bir oyuncak ve aktivite keşfedilmeyi bekliyor. Legolar, gemiler, sünger küpler, salıncaklar, sallanan koltuklar, kamyonlar, yazı tahtaları, bloklar. Orijinal kitap resimleri ise, oyuncakların arasından çocuklara göz kırpıyor. Böylece müze, kanıksanmış bir oyun alanına dönüşüyor ve çocukların içselleştirebildiği, zevkli anlar olarak hafızalarında yerini alabiliyor. Yılda 30-40 bin kişi tarafından gezilen mekan, kitap okumanın yanı sıra sunduğu diğer olanaklarla beraber düşünüldüğünde, hafta sonlarını ve boş zamanları geçirmek için de çok uygun.

Bu mekanların bazıları, kütüphane alanlarına bitişik odalar, küçük okurların gözlerini dinlendirebilecekleri, akranları ile bir mola verebilecekleri yerler ve tabii, bir şatoda olması gereken her şey… Hazine sandıkları, kostümler, eskiden kaldığını hayal edebileceğimiz pelerinler. Bu hazine sandıklarında yok yok. Türlü hayvan şapkaları, prenses kostümleri ve atlar… Zira, üç yaşındaki bir çocuk oyunsuz kaç dakika durabilir? Ne kadar süre kendisine kitap okunmasını dinleyebilir?

Ve tabii ki, bu kalenin kalbi resimli kitaplar. Dolayısıyla, çocuğunuzla adeta kendi oturma odanızdaymışsınız gibi kitap okuyabileceğiniz ortamlar mevcut. Kadife koltuklar, yumuşak minderler, el örgüsü battaniyeler, perdeler, kitap raflarının sertliğini alıyor.

Bir bakıyorsunuz ki çocuğunuz küplerden ve bloklardan ayrılmış,  bir kitaba dalmış. Bu kitabı yüzlerce kitap arasından kendisi seçmiş. Okuma kültürünün ilk filizi. Bu müze-kütüphaneyi oluşturanlara ve incelemeler yapmam için beni ağırlayanlara teşekkür ediyorum. Kamusal olan çocuk kütüphanelerinin paha biçilmez bir yeri var. Burg Wissem, bir şehrin, bir ülkenin birikimini en küçük bireylerinin ayakları altına sererken, çocuk kitabı kültürünü ve endüstrisini de besliyor.

2000 yılında ekonomi dalında Nobel Ödülü alan Prof. Heckman’ın denklemi aklıma geliyor. Bu denklem ki, öncelikle 0-3 yaş için, ardından da 3-6 yaş için kaliteli eğitime yatırımın, kalkınmaya azami etkisi olacağını işaret etmesi ile ünlenmişti. Resimli kitapların katalizörü olduğu okuma sevgisi bu bağlamda hayati bir alışkanlık. Okulöncesi dönemde, bu bağlamda en az 30 ülkede yürütülen, aileleri çocuklarına kitap okumaya teşvik eden projeler, aslında kalkınma projeleridir ve çocuk kütüphaneleri ile desteklenir. Almanya’daki Lesestart, güzel bir örnek teşkil eder. Sonuç olarak, her ebeveynin çocuk odası yaparken ilk olarak, erişimi kolay bir okuma köşesi hazırlamasını ve çocuğu ile beraber kitap okumasını diliyorum. Ardından da, her şehirde halka açık böylesine zengin mekanların geliştirilmesini ümit ediyorum.

Kaynaklar:

Burg Wissem Müze Web sitesi: http://www1.troisdorf.de/museum/wir/wir-english.htm

Lesestart (Almanya’da Okul Öncesi Dönem Okuma Projesi): http://www.lesestart.de/leseempfehlungen/

Yrd. Doç. Dr. Ilgım Veryeri Alaca / Koç Üniversitesi / Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü Resimli Kitap Çalışmaları: kure.ku.edu.tr  https://www.facebook.com/ResimliKitap

Bu blog yazısı ERG’nin görüşlerini yansıtmaz. Sorumluluk blog yazarlarına aittir.