Okulu Terk Eden Çocukların Hesabını Tutmak Yasak

Radikal, Funda Özkan 

Diyarbakır’da yol arkadaşım, Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) Koordinatörü Neyyir Berktay, “Seçim hayhuyu içinde kız çocuklarının okullaşması sorununun gözden kaçmaması gerektiği için çabalıyoruz” diyordu.

Neyyir Berktay, “Bir takım insanların konun yapmasıyla, talimatlar vermesiyle sorun çözülmüyor. Aksi olsa, Cumhuriyet’in kurulduğu günden bu yana aynı hedefi taşımazdık” diye konuşuyor.

Cumartesi günü sizlere aktardım, Birleşmiş Milletler’e göre 2015 yılına kadar ilk ve orta öğretimde toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirememe riski taşıyan 12 ülkeden biri Türkiye.

Bir önemli sorunuz daha var, yasal olarak adı konmayan: Okulu terk eden, etmek zorunda kalan çocuklarımız. ‘Kızlara eğitim, boynumuzun borcu’ diyen, AÇEV, KADER ve ERG’nin hazırladığı ‘Türkiye’de ilköğretim okullarında okulu terk ve izlenmesi ile önlenmesine yönelik politikalar’ raporunda şöyle vurgulanmış: “Türkiye’de mevcut hukuki çerçevede ilköğretim okullarında, okulu terk başlığı altında bir tanım bulunmamaktadır. Bunun nedeni Türkiye’de ilköğretimin zorunlu olmasıdır. Okulu terk, yasal bir zorunluluğun yerine getirilmemesi anlamına gelmekte ve bu nedenle mevzuat içinde yer almamaktadır, bunun yerine okula devamsızlık tanımlanmaktadır.” İstendiği kadar ‘yasal’ bazda okulu terk demiyelim. Rakamlar gerçeği gösteriyor: Sekiz yıllık zorunlu eğitimin başladığı 1997-1998 öğretim yılında birinci sınıfta okuyan toplam öğrenci sayısı 1 milyon 360 bin 720. Bu öğrencilerin mezun oldukları 2004-2005 öğretim yılında sekizinci sınıfta olan öğrenci sayısıysa 1 milyon 159 bin 509. Öğrenci sayısındaki azalma toplamda yüzde 14.78. Erkek öğrencilerde bu oran yüzde 12.77, kız öğrencilerde de yüzde 17.12.