Kırsalda Uzaktan Eğitim

Kırsalda Uzaktan Eğitim

Köy Okulları Değişim Ağı (KODA), köy okullarındaki öğrencilerin uzaktan eğitime erişim sıkıntısını aşmak için öğretmenlerle birlikte önemli çalışmalar yürüttü. KODA Genel Koordinatörü Mine Ekinci’yle bu çalışmaları, uzaktan eğitim sürecini ve sonrasını gündeme getirmek için düzenledikleri Kırsalda Eğitim Konferansı’nı konuştuk.

Umay Aktaş Salman
ERG Araştırmacısı

Koronovirüs nedeniyle 23 Mart’ta başlayan uzaktan eğitim süreci 19 Haziran’da sona erdi. Yaklaşık üç ay süren uzaktan eğitim süreci EBA (Eğitim Bilişim Ağı) web sitesi (www.eba.gov.tr) ve televizyon kanalları (TRT EBA TV İlkokul, TRT EBA TV Ortaokul, TRT EBA TV Lise) aracılığıyla yürütüldü. Öte yandan EBA web sitesi üzerinden canlı dersler yapıldı.

Bazı devlet okulları ile özel okullar farklı uzaktan eğitim sistemlerini kullandı. Kimi okullar çeşitli dijital araçları kullanarak canlı dersler yaptı. Müfredata uygun konu anlatımları, videolar, ders içeriklerinin yer aldığı farklı online platformlar kullanıldı. Eğitimde var olan fırsat eşitsizlikleri ise uzaktan eğitim sürecinde de devam etti. ERG Eğitim Gözlemevi’nin hazırladığı, ERG Blog’da yayımlanan Türkiye’de Koronavirüsün Eğitime Etkileri yazı dizimizde uzaktan eğitim sürecini yakından takip ettik.

Normal şartlarda da öğrencinin gelişimini, başarısını etkileyen ebeveynin eğitim durumu, evdeki kitap sayısı gibi pek çok sosyoekonomik etkenin eğitime etkisi, uzaktan eğitim sürecinde daha da arttı. Sosyoekonomik olarak elverişsiz koşullara sahip öğrenciler, mülteci çocuklar, internete erişimi kısıtlı olan, bilgisayar ve tableti olmayan, anadili Türkçe olmayan öğrenciler için süreç çok daha zorlayıcı geçti. Köy okullarındaki öğrenciler de uzaktan eğitime erişim sıkıntısı yaşadılar. 

Köy Okulları Değişim Ağı (KODA) çocukların eğitimden uzak kalmamaları için öğretmenlerle birlikte önemli çalışmalar yürüttü. Kurulduğu 2016’dan bu yana Sabancı Vakfı’nın ana desteğiyle sürdürdüğü Çocuk Atölyeleri, Öğretmen Toplulukları ve Eğitici Eğitimi Kursları’yla 650’ye yakın öğretmen ve öğretmen adayıyla birlikte çalışan KODA, uzaktan eğitim sürecinde de online eğitim ve buluşmalarla 370 öğretmene ulaştı. Kurulan Çözüm Masası’yla öğrenciler ve öğretmenler için içerikler oluşturuldu.

7- 8 Temmuz’da Kırsalda Eğitim Konferansı’na hazırlanan KODA, konferansta bu süreçteki deneyimleri, iyi örnekleri ve ihtiyaçları paylaşacak, okula dönüşü konuşacak. Konferans öncesinde KODA Genel Koordinatörü Mine Ekinci’yle uzaktan eğitim sürecinin nasıl geçtiğini, hayata geçirdikleri Çözüm Masası’nı ve Kırsal Eğitim Konferansı’nı konuştuk.

Uzaktan eğitim sürecinde köy okulundaki öğretmenlerin ve öğrencilerinin karşılaştığı zorluklar nelerdi?

Birçok köy okulunda okuyan öğrencinin internete erişimi yoktu. Pek çok köyde evlerde sabit internet altyapısı yok, mobil internet yapısı kullanılıyor. Her hattın çekmediği köyler var. Pek çok öğrenci ve öğretmen için görüntülü görüşme, EBA Web’i kullanmak lüks kaldı. Televizyondaki derslerle ilgili de öğretmenlerden gelen yorumlar oldu; “Tek tip içerikler var, öğrencilerimizin seviyeleri farklı” gibi. Köylerdeki okullarda öğrencilerin seviyeleri Türkiye genelinden farklı olabiliyor. Dil sorunu yaşadıkları için ya da kimi ücretli öğretmenlerle okudukları ve sık öğretmen değiştirdikleri için olmaları gereken seviyenin altında olabiliyorlar. Öte yandan çok çocuklu ailelerde TRT üzerinden bir günde iki çocuk takip edebildi dersleri. Bazı çocukların dışarıda kaldığını gördük. Öğretmenlerin WhatsApp üzerinden gönderdiği içeriği telefona erişimi sınırlı olduğu için düzenli kontrol edemeyen öğrenciler, evlerinde kırtasiye malzemeleri olmayan öğrenciler daha çok zorlandı. Kırsalda ekim, hasat dönemlerinde çocukların çalışması yaygın. Bazı illerde okul olmayınca çocuklar aileleriyle tarlada çalıştılar ya da ev işlerini üstlendiler. Bunlar uzaktan eğitim sürecini aksatan şeyler oldu.

KODA kısa bir sürede kırsaldaki öğretmenler için Çözüm Masası’nı kurdu. Bu bahsettiğiniz sıkıntılar nasıl aşılmaya çalışıldı? Neler içeriyordu Çözüm Masası?

Öğretmenlerin çocuklarla doğrudan iletişimde olması önemliydi. Durumu anlamak ve neler yapılacağını tartışmak için gönüllüler, öğretmenler, KODA ekibi neler yapılabileceğini konuştuk. Öğrencilerin internet erişimi sorunluyken öğretmenler öğrencilerilerine nasıl ulaşacak, nasıl günlük planlar çıkaracaklardı? Çocuklara yönelik öğrenme menüsü tasarladık. Koşulları göz önünde bulundurarak çocukların bağımsız, tek başlarına da uygulayabilecekleri etkinlik önerileri hazırladık. Herkes akademik içerik düşündü uzaktan eğitimde. Öğretmenlerin de genel olarak testler, problemler gönderdiğini fark ettik. Biz daha çok sosyal duygusal taraftan da destekleyici etkinlik önerileri vermeye çalıştık. Şablon, örnek ve yönergeleri verip, öğretmenlere ‘şuralardan etkinlik bulabilirsiniz’ dedik. Velileri nasıl bilgilendirecekleri konusunda destek olduk. Haftalık kontrol çizelgeleri tasarladık öğretmenler için. Kırsalda yaşamanın farklılıklarını göz önünde bulundurarak velilere yönelik sosyal mesafeyi korumanın yollarını anlatan içerikler yayımladık. NEF Vakfı’nın da desteğiyle Tipoti, Galima ve Pako’nun Maceraları isimli sesli içerik serisi hazırladık. Öğretmenler WhatsApp üzerinden öğrencilerine ses kayıtlarını ulaştırdı. Her bölüm ortalama 20 dakikaydı ve haftada üç kere yayımladık. 26 bölümlük seriyi beceri odaklı tasarladık, kazanımları mevcut müfredata uyumlu hale getirdik. Sesli içerik serisini ulaştırdığımız öğretmen sayısı yaklaşık 400, bu öğretmenler vasıtasıyla ulaştığımız öğrenci sayısı ise yaklaşık 8 bin. Öte yandan Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğü’yle işbirliğimiz oldu. Çözüm Masası’ndaki içerikleri, materyalleri bu süreçte kurdukları Okul Evimde Portalı üzerinden de paylaştılar öğretmenlerle.

Peki yaklaşık üç ay süren uzaktan eğitim sürecini değerlendirdiğinizde öğretmenler ve öğrenciler için nasıl geçti? Aldığınız geribildirimler, gözlemleriniz neler?

Bu süreçte köy okulundaki öğretmenler en fazla WhatsApp kullandı. Öğrencilerini telefonla aradılar. Köyün hoparlöründen anons yapan da oldu, öğrencilerine mektup yazan da… Kimi öğretmenler öğrencilerinin yanına gidip onlara basılı materyal dağıttı. Bu süreçte okul ve aile arasındaki işbirliğinin önemi daha da ortaya çıktı. Zaten çok önemli olan bu işbirliği, köylerde daha da önemli hale geliyor. Bu süreçte aileyle ilişkisi iyi olan öğretmenler çok zorlanmadı. Ya da ailelerle ilişkileri daha zayıf olan öğretmenler bu süreçte sık sık onlarla telefonda konuştuğu için iletişimleri gelişti. Bunun sonraki sürece katkısı büyük olacaktır.

Köy okulları gibi farklı ihtiyaçları da olan kurumlardaki öğretmenler için Çözüm Masası’nın anlamı ve kazandırdıkları ne oldu?

Topluluk halinde olmayı derinden deneyimledik. Öğretmenler için mesleki gelişim tarafı da oldu. Siirt, Pervari, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Samsun olmak üzere 6 bölgedeki topluluklarımızla Sabancı Vakfı’nın ana desteğiyle buluşmalar gerçekleştirdik. Öğretmenlere moral oldu. Köyde çalışan öğretmenlerin bir çoğu zorunlu hizmeti olanlar, kendi memleketlerine döndüler bu süreçte. Sürecin bilinmezliği, erişim sıkıntıları… Sistemin dışında hisseden çok öğretmen vardı.  Hem öğretmenlerle yapılan çalışmalar hem de Çözüm Masası bir sürü şeyin yapılabileceğini gösterdi. Kırsalda da olsa, erişim problemi de olsa bir şeyler yapabiliriz duygusunu çok güçlendirdi.

Öğretmenlerin eğitimdeki rolünün ve etkisinin önemi uzaktan eğitim sürecinde bir kez daha anlaşıldı. Uzaktan eğitim, bundan sonraki süreç ve okullar açılabilirse okula dönüşle ilgili neleri gösterdi sizce?

Öğretmen faktörü hep çok önemliydi. Kırsal için de özellikle çok çok önemli. Doğru araçlara ulaşmak ve yönlendirmek için öğretmenler çok çaba sarf etti. Öğretmen faktörü çok büyük fark yarattı. Bundan sonraki süreçte de her zaman internete video içerik konulduğunda ya da Zoom’dan bir şey yapıldığında herkesin erişemediğinin farkında olmak önemli. Sadece öğrenciler değil, öğretmenlerin bir kısmı da internete erişim sorunu yaşadı. Uzun vadede internet alt yapısını oluşturmanın gerekliliği görüldü. Erişilemeyen kesimlere erişilmesi için çözüm gerekli. Çocukların yüzde 20’sinin internete ulaşamıyor olması, 5 çocuktan 1’inin ulaşamadığı anlamına gelir. Yüzde 20’yi unutma lüksümüz yok. Etrafından, ailesinden en az desteği alan çocukları önceliklendirmek de önemli bundan sonraki süreçte.

7-8 Temmuz’da bu deneyimleri ve okula dönüşü online olarak gerçekleşecek Kırsalda Eğitim Konferansı’nda konuşacaksınız. Konferansın içeriğini ve amacını anlatır mısınız?

Çözüm Masası sürecinde her hafta öğretmenlerden geribildirimler alıp, bir sonraki hafta için içerikler oluşturuldu. Yoğun bir süreçti. Şimdi genel olarak kırsalda uzaktan eğitim sürecine  öğretmenlerle birlikte bakalım istedik. Sürecin değerlendirmesini yapmak önemli. Öğretmenlerden de ikinci dalga olursa eğitim açısından nasıl hazırlıklı olacaklarına dair endişelerini duyuyoruz. Öğretmenleri bu endişeleriyle baş başa bırakmak istemiyoruz. Şimdiden tasarlamak lazım okula dönüşü. Konferans iki gün sürecek. İyi örnekleri konuşacağız, okula dönüşü konuşacağız, deneyimler paylaşılacak. Sonra da bunu rapor haline getireceğiz.

Kırsalda Eğitim Konferansı’yla ilgili bilgi için: https://www.kodegisim.org/

Kırsalda Eğitimle İlgili Diğer İçerikler

293X187

Köy okulları artıları ve eksileriyle şehirlerdeki okullara göre birçok farklılık taşıyor. Bu farklılıkları görmek ve buna göre eğitim politikalarına ve eğitsel uygulamalara yön vermek gerekiyor. Köy Okulları Değişim Ağı Derneği’nden Mine Ekinci, Eğitim İzleme Raporu 2019: Öğretmenler dosyasının ardından, köy okulunda çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları zorlukları, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini ERG Blog için yazdı.

Devamını oku →

Uzaktan eğitim sürecini izlemeye ve sahadan deneyimleri derlemeye devam ediyoruz. Uzaktan eğitim sürecinde dikkat edilmesi gerekenler, süreçte doğan değişiklikler, izlenmesi gereken politikaların yanı sıra, eğitimin paydaşlarının süreçten nasıl etkilendiği en önemli konulardan biri. ARKA PLAN’ın bu sayısında, zor zamanlar dışında da ihtiyaçları ve sorunları kentlerdeki meslektaşlarına göre farklılaşan köy öğretmenleri için eğitimin arka planını odağa aldık.

Devamını oku →