Farklı Branşlar, Ortak Dersler

Farklı Branşlar, Ortak Dersler

Murat Ergin, Görsel Sanatlar Öğretmeni

Öğretmenlerin sesini duyurduğumuz #sozogretmenlerde kampanyasının bir parçası olarak, sözü Görsel Sanatlar Öğretmeni Murat Ergin’e bıraktık.

Kendi anımdan başlamak istiyorum. İlkokula gidiyorum, 4. sınıfım. Konumuz fosillerdi. Bir sınıf arkadaşımın annesi MTA da mühendisti. Çocuk fosilleri işleyeceğimizi görmüş. Demiş “Öğretmenim annemin ofisinde fosiller var, onları getirebilir bize.” Çocuk derse bir çanta fosil getirdi. Ve biz derste o fosillere dokunduk. Hem arkeolojiye hem de antropolojiye ilgimin dokunduğum fosillerden kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü orada yaşayarak öğrendik, sınıf ortamında olsak da dokunduk.

Demek istediğim, bir şeyleri bir araya gelip konuşmalı. Öğretmenler seminer döneminde bir araya geliyorlar, her alandan öğretmen oluyor. Çay ve kahve içmek, sohbet etmek ve ders planlarını internetten indirmek yerine birbirleriyle iletişime geçmeliler. Dersler aslında birbirlerine eklemlenebilecek dersler. Mesela Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Türkçe. Bu derslerin müfredatları belli. Fakat kendi müfredatları haricinde, “diğer ders alanlarıyla ortak ne yapabiliriz?” diye üzerinde düşünüldüğü zaman daha güzel olacağına inanıyorum. Örneğin bir proje vardı, Fizik ve Resim derslerini birleştiren. Düşünsenize Türkçe işin içinde, deyimler, karikatür birlikte ve Fizik dersine eklemlenmiş. Çocuk böylelikle hem Fizik ve Matematiği seviyor hem de işin içinde başka alanlar da var. Yine diyelim ki Türkçe dersinde “milli bayramlar ve bir arada yaşama kültürü” işleniyor. Bu ünitede işlenen ortak değerleri resimle de anlatabilirsiniz. Ama sınıfta bir konu olarak işlemek değil, dışarı çıkmak kastettiğim. Çocuklara bir arasta, bir han gezdirip, çevre koşullarına göre işin içine tarihi de, diğer branşları da katıp görsel olarak sunduğunuzda daha etkili olacağına inanıyorum. Kısacası birçok dersin sahada görülmesi gerektiğine inanıyorum. Çıkıp bir kalenin gezilmesi ya da unutulan eserler, unutulan el sanatlarının yerinde görülmesinin çocuklar için pekiştirici olduğuna inanıyorum. Bu dünyada birçok yerde de böyle. Japonya’da çocuklar alışveriş merkezi gibi bir yere gittikleri zaman taşları inceliyorlar. Sonuçta o taş bir form. İşin içine orada kimya giriyor, biyoloji giriyor. Hizmetiçi eğitimde de öğretmenler bu amaca yönlendirilmeli, branşların eklemlenmesi konusunda teşvik edilmeli.

Bu blog yazısı ERG’nin görüşlerini yansıtmaz. Sorumluluk blog yazarına aittir.