En Zengin Kesim En Yoksul Kesimin 21 Katı Eğitim Harcaması Yapıyor

En Zengin Kesim En Yoksul Kesimin 21 Katı Eğitim Harcaması Yapıyor

Vatan, Elif Ergu

İktidar partisi yoksullukla mücadele formülünü buldu! Kömür, bulgur, ayçiçek yağı, beyaz eşya v.s dağıtmak.

Başbakan’ın önerisini de hatırlayın, ‘geleceğimiz için en az 3 çocuk yapın.’

Dünya nereye, biz nereye gidiyoruz?

Hani çok sık kullanılan bir laf var: ‘Her şeyin başı eğitim’ diye. Son 10 yıla bakarsak devlet, sivil toplum örgütleri elele eğitim kampanyaları yürütülüyor.

Peki, sonuca bakalım…

İstanbul Politikalar Merkezi Koordinatörlüğü’nde yürütülen Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) çalışmalarını bir süredir takip ediyorum.

ERG’nin “2009-Eğitimde Eşitlik” başlıklı raporu geçenlerde yayınlandı.

ERG Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder ve raporun sunumunu yapan ERG Koordinatör Yardımcısı Batuhan Aydagül’ün rapora dayanarak verdikleri bilgiler, geleceğe yönelik umutlarımızı söndüren nitelikte.

Türkiye’de:

EN BÜYÜK SORUN KIZ ÇOCUKLARI

– Zorunlu ilköğretimde yüzde 100 okullulaşma halen sağlanabilmiş değil. İlköğretime erişimde en büyük sorunlarla karşılaşanlar, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayanlar, Güneydoğu Anadolu’da yaşayanlar ve ebeveynlerinin eğitimi sınırlı olan çocuklar.

– Güneydoğu Anadolu’nun kırsal kesiminde yaşayan bir kız çocuğunun ilköğretime erişim olasılığı yüzde 48-52’dir.

İLKOKUL DİPLOMASI OLMAYAN 10 ÇOCUKTAN 7’Sİ KIZ

– İlköğretimden diplomasız ayrılma çok büyük bir sorun. 15-19 yaşındaki gençlerin yüzde 15’i ilköğretim diploması sahibi değil. İlköğretim diploması sahibi olmayan her 10 gencin yedisi kız.

YÜZDE 52’Sİ BASİT MATEMATİK PROBLEMLERİNİ ÇÖZEMİYOR

– İlköğretim, temel beceri ve yetkinlikleri kazandıramamaktadır. 15 yaşındaki gençlerin yüzde 32’si okuduğunu anlayamamakta, yüzde 52’si basit matematiksel problemleri çözememekte.

– Sosyoekonomik durum ve cinsiyet, ortaöğretime katılımı belirlemekte. Kırsal kesimde yaşayan, ailesinin geliri sınırlı, üç kardeşi olan, annesi ve babası ilkokul mezunu bir kız çocuğun liseye gitme olasılığı yüzde 1-2’dir. Oysa, kentsel alanda yaşayan, annesi ve babası üniversite mezunu bir erkek çocuğun liseye gitme olasılığı yüzde 68-70 olarak hesaplanmakta.

– Sosyoekonomik durum, ortaöğretimde hangi okul türünde eğitim görüleceği üzerinde de etkilidir. En düşük sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin yüzde 51’i meslek liseleri ve çok programlı liselere devam ederken, ancak yüzde 5’i bir Anadolu lisesine gidebilmekte. En yüksek sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin sadece yüzde 3’ü meslek liseleri ve çok programlı liselere giderken, yüzde 49’u Anadolu liselerinde eğitim görmekte.

– Yüzde 20’lik gelir dilimleri arasında eğitim için yapılan harcama miktarları bakımından derin eşitsizlikler bulunmakta. En zengin kesim, en yoksul kesimin 21 katı eğitim harcaması yapmakta. Buna paralel olarak, en zengin kesimdeki 7-23 yaş arası nüfusun yüzde 28’i yükseköğretime erişebilirken, en yoksul kesimdeki aynı yaş grubunun yalnızca yüzde 0,4’ü yükseköğretime erişebilmekte.