En Fazla Suriyeli Öğrenci 4 İlde

En Fazla Suriyeli Öğrenci 4 İlde

Gazete Duvar, Hacı Bişkin
Eğitim Reformu Girişimi (ERG), mülteci çocukların ‘eğitim’ durumunu araştırdı. Rapora göre en fazla Suriyeli mülteci öğrencinin bulunduğu iller ise İstanbul, Gaziantep, Bursa ve İzmir….


Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Türkiye’de yaşayan mülteci ve göçmen çocuklar için kapsayıcı bir eğitim modeli öneren, ‘Bir Arada Yaşamı ve Geleceği Kapsayıcı Eğitimle İnşa Etmek’ isimli bir rapor hazırladı. Raporda Suriyeli öğrencilerin entegrasyonu, anadilde eğitimi için birçok öneri sunuldu. Ayrıca raporda Suriyeli mülteci çocuklara ilişkin bazı istatistiklere de yer verildi.

Rapora göre Suriyeli çocuk öğrencilerin en fazla olduğu iller;  İstanbul, Gaziantep, Bursa, İzmir olurken, Suriyeli mülteci öğrencilerin en az olduğu iller ise, Bartın, Ardahan, Kars, Artvin oldu.

ERG’nin mülteci çocuklara görüşerek hazırladığı ‘Bir Arada Yaşamı ve Geleceği Kapsayıcı Eğitimle İnşa Etmek’ raporunda şu bilgiler yer aldı;

ÇOCUKLARIN NEREDEYSE YARISI OKULA KAYITLI DEĞİL: Türkiye’de mülteci ve sığınmacı çocuklar, müdahale alanları ve politika önerileri, kapsayıcı eğitim için bütüncül bir yaklaşım şeklinde 3 ana bölüme ayrılan raporda Suriyeli çocuk öğrencilere ilişkin çarpıcı veriler yer alıyor. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine dayandırılan rapora göre, Suriye’de iç savaş başladığından beri Türkiye’de kayıtlı mülteci sayısı Ocak 2017 tarihi itibarıyla 2 milyon 871 bin 112 kişi. Yine MEB’e dayandırılan verilere göre, Aralık 2016 tarihi itibarıyla, Türkiye’de okul çağındaki 833 bin 39 Suriyeli çocuktan 496 bin 653’ü okula kayıtlı. Ayrıca, Türkiye’de Suriye dışındaki ülkelerden gelmiş 42 bin 221 okul çağındaki mülteci ve sığınmacı çocuk bulunuyor.

EN FAZLA SURİYELİ ÖĞRENCİ İSTANBUL, EN AZ BARTIN: Raporda devlet okullarındaki Suriyeli öğrencilerin illere göre dağılımında 29 bin 147 öğrenci sayısı ile İstanbul ilk sırada yer alıyor. İkinci sırada 19 bin 25 öğrenci Gaziantep’te, 12 bin 614 öğrenci Bursa’da okullara kayıtlıyken 4. sırada 9 bin 187 öğrenci sayısı ile İzmir’de bulunuyor. Suriyeli öğrencilerin illere göre dağılımında en az olduğu iller ise, Bartın, Ardahan, Artvin, Kars, Iğdır. Bu illerde Suriyeli öğrenci sayısı 2 ile 14 arası.

KAMUOYU SINIRLI BİLGİYE SAHİP: Milli Eğitim Bakanlığı, Suriyeli mültecilerin eğitim sistemine entegrasyonunu sağlamaya dönük sistematik değişiklikler yapma ve politikalar uygulama sürecinde olduğu ifade edilen raporda, Türkiye’de sayısı gittikçe artan Irak, Afganistan, İran, Somali ve Ortadoğu’nun diğer ülkelerinden gelen göçmen ve sığınmacının da olduğu hatırlatılarak, kamuoyunun bu ülkelerden gelen çocukların eğitime erişimde sahip olduğu haklar ve karşılaştığı sorunlara ilişkin sınırlı bilgiye sahip olduğu belirtildi.

ÇOCUKLARI ENGELLEYEN NE?: Çocuk işçiliği ve küçük yaşta evlilik gibi bir dizi sosyoekonomik ve kültürel etkenin Türkiye’deki mülteci çocukların eğitim kurumlarını ulaşmasında en büyük engel olarak görülen raporda, zor durumdaki mülteci ve sığınmacılara nakit aktarımı için oluşturulan Acil Durum Sosyal Güvenlik Ağı bazı ailelerin maddi yükünü hafifletip okullaşma oranı artırılabilir önerisinde bulunuldu. Raporda ayrıca, özel eğitim gereksinimi olan mülteci çocuklar hakkında veri eksikliği olduğuna değinilirken mülteci çocuklar için yeterli özel eğitim programı olmadığının altı çizildi.

ANA DİLDE EĞİTİM: Suriyeli çocukların Türkçe konuşabilme düzeyleri dikkate alındığında Suriyeli çocuklar için ana dillerinde eğitimin oldukça önemli olduğu vurgusunun yapıldığı raporda konuyla ilgili şu öneriler yer aldı:“MEB farklı dilleri öğrenmeyi kolaylaştıran ‘Anadil temelli çok dilli eğitim’ yöntemini benimsemek yerine mülteci çocuklar için seçmeli Arapça dersleri koymayı planlıyor. Bu bağlamda söz konusu olabilecek hukuki ve siyasal kaygılar bir yana koyularak, anadil temelli çok dilli eğitimin sağlayacağı yararlar göz önünde bulundurulmalı.”

Türkiye’deki bütün mülteci çocukların eğitime erişmesi için geliştirilecek politikalar:

Hak temelli, sosyoekonomik ve etnik temelleri, doğdukları ülke ne olursa olsun bütün çocukların iyi olma halini önceliklendirilmeli. Çocuğun Türkiye’deki bir devlet okulunun parçası olmasına dönük yol gösterici ve net ilkeler içermeli.

Raporun sonuç bölümünde, Suriyeli mülteci akınının Türkiye’nin eğitim alt yapısını zorlarken, öte yandan farklı özelliklere sahip bütün öğrenciler için eğitim sisteminin daha kapsayıcı bir anlayışa uygun olarak yeniden düzenlemesine vesile olabileceği ifade edildi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün öğrencilerine daha iyi destek sunabilir ve daha kapsayıcı bir toplum oluşmasını sağlayabilir. Aile ve şirket vakıfları bu süreci, eylem çerçevesinde sunulan önerileri dikkate alarak ve önceliklendirerek destekleyebilir.”