2008’den bu yana eğitim alanında yaşanan gelişmeleri izliyor, değerlendirmelerimizi Eğitim İzleme Raporları aracılığıyla paylaşıyoruz. Eğitim Yönetişimi ve Finansmanı, Eğitim İzleme Raporu 2021’in ilk dosyası. Tüm raporlarımıza ulaşmak için tıklayınız.

Eğitim Yönetişimi

Eğitimde iyi yönetişim, eğitim hizmetleri sağlanırken çocuğun yüksek yararını ve iyi olma hâlini odağa alır. Bu alanda izleme ve değerlendirme, karar ve politikaların içeriklerinin yanı sıra uygulama süreçlerinin incelenmesini de kapsar. İzleme çalışmaları eğitim sistemindeki hedeflerin ve kaydedilen iyileşmelerin takip edilmesi, hesap verebilirliğin sağlanması bakımından önem taşır.

Üst Politika Belgeleri

2020-21 eğitim-öğretim yılı süresince On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023) ve doğrultusunda hazırlanan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) 2019-2023 Stratejik Planı uygulanmaya devam etti.

COVID-19 salgını, üst politika belgelerinin birbirleriyle bağlantılarında mevcut olan sınırlılıkları daha görünür kıldı. Stratejik planlar ve performans programlarında yer almayan, COVID-19 salgını gibi acil durumların ortaya çıkardığı yeni koşul, akut ihtiyaç ve sorunlar için ek politika tedbirleri gerektiğinde uygulamada zorluklar yaşanabiliyor. Bu nedenle, koşullar gerektirdiğinde esneklik sağlayacak ara formüllerin oluşturulması önem taşıyor.

Eğitim sistemindeki acil ihtiyaçların karşılanmasına yönelik uygulamalarla orta ve uzun vadeli hedeflere yönelik hedeflerin birlikte yönetilmesine ihtiyaç duyuluyor.

Üst politika belgelerine yönelik ihtiyaçlar:

İzlemenin sürekliliği
Düzenli ve şeffaf veri paylaşımı
Planlama/politika oluşturma ve uygulama uyumu

COVID-19 salgını gibi dış etkenlerle belirsizliğin arttığı dönemlerde eğitim paydaşlarında güven ihtiyacı oluşuyor.

Eğitim yönetişimi bakımından okulların açılma-kapanma kararının hangi parametrelere göre verildiğinin net olmaması ve kararların sık değişmesi paydaşlar için farklı zorluklar oluşturdu ve paydaşlar arası güven ilişkileri üzerinde olumsuz bir etki yarattı. Odak grup çalışmasına katılan öğrenciler okullarından teyit gelmeden otoriteler tarafından açıklanan kararlara “inanmamayı tercih ettiklerini” ve eyleme geçmediklerini belirtiyorlar. Görüşmeye katılan yönetici ve öğretmenler ise alınan kararları basından, sosyal medyadan ve çevrimiçi yazışma platformlarından takip ettiklerini ifade ediyorlar. Ayrıca, bazı öğretmenlerin “teyitçi” olarak görev yaptıkları dile getiriliyor.

Dosya kapsamında yapılan odak grup görüşmelerine göre COVID-19 döneminde güven ihtiyacının artmasının nedenleri ve çözümü için ihtiyaçlar

Erken ve düzenli iletişimle öğretmen, veli, öğrenci desteği, kaygıları gidermeye, yenilikleri ortaya çıkarmaya ve okulların güvenli ve geniş çaplı bir kabulle açılmasına yardımcı olabilir. Alınan kararlara yönelik kurumsal ve güvenilir bir iletişim platformunun olması ve yaş gruplarına uygun olarak öğrencilere yönelik bilgilendirme yapılması da önem taşıyor. MEB tarafından hazırlanan covid19.meb.gov.tr internet sitesi bu kapsamdaki ihtiyaçlara cevap vermek için iyi bir başlangıç.

Türkiye’de eğitimle ilgili neredeyse tüm kararlar merkezi teşkilat tarafından belirleniyor.

Bu durum OECD ülkeleri karşılaştırmalarına da yansıyor; Türkiye %72,9’la merkezi olarak alınan karar oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri. Türkiye’de resmi ortaokullara ilişkin alınan kararların yalnızca %8,3’ü okullarda alınıyor.

COVID-19 salgını sürecinin doğası gereği kararların parçalı olarak ve yerelde alınması, özellikle salgının seyri boyunca eğitime erişimin ve öğrenmenin etkin bir şekilde sürdürülmesinde önemli bir işleve sahip. İl, ilçe ve okul bazlı alınan kararlar, özellikle 2020-21 eğitim-öğretim yılı başlangıcı itibarıyla MEB tarafından da vurgulanıyor. Bu durum okul özerkliğinin tekrar gündeme alınmasını anlamlı kılıyor.

Resmi Ortaokullardaki Kararların Alındığı Yönetim Düzeyine Göre Dağılımı, 2017 

Okul özerkliğinin öğrencilerin akademik ve sosyal-duygusal gelişimlerinin iyileştirilmesi için gereken yenilikçi ve özelleşmiş uygulamaların hayata geçirilmesini kolaylaştıracağı öngörülüyor. Ancak, okulların farklı akademik, idari ya da altyapısal ihtiyaçları bulunuyor ve bu ihtiyaçlara cevap üretebilmek için kapasitelerini güçlendirmeleri gerekiyor. Okullara özgü durum ve ihtiyaçların tespit edilmesi, bu ihtiyaçların giderilmesi ve sonuçların takip edilmesinde Okul Gelişim Modeli ve Okul Profili Değerlendirme Projesi çalışmalarının okulu odağa alması iyi bir başlangıç teşkil ediyor.

MEB’in 2019 yılında kamuoyuyla paylaştığı Okul Profili Değerlendirme Projesi, okul özerkliğinin geliştirilmesi için önemli bir başlangıç noktası teşkil ediyor. Okul Profili Değerlendirme Projesi’nin temelinde 2023 Eğitim Vizyonu’nda çerçevesi çizilen Okul Gelişim Modeli bulunuyor. Okul Gelişim Modeli, okulların yıllık Okul Gelişim Planı hazırlaması ve bu planların merkezi teşkilatla birlikte izlenmesine dayanıyor. Okul Profili Değerlendirme Projesi’nin amacı ise eğitim sisteminin bütününde iyileşmenin sağlanması olarak konumlanıyor.

Eğitimin Finansmanı

Çocuk hakları çerçevesinde her koşulda tüm çocukların nitelikli eğitime erişiminin sağlanması ve bu amaç doğrultusunda eğitime ayrılan kaynakların adil kullanılması eğitim hakkı gereğidir. Bu hakkın güvence altına alınmasına yönelik eğitim finansmanı açısından en büyük engel kaynakların kısıtlılığı. Dolayısıyla, mevcut kaynaklar hem etkin bir şekilde kullanılmalı hem de adil bir şekilde dağıtılmalı. Tüm çocukların nitelikli eğitime erişimi için ihtiyaçlar dikkate alınarak kaynakların adil dağıtılmasıyla eşitlik, hakkaniyet ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda en fazla katkı sağlayan uygulamaların belirlenmesi, mevcut kaynakların etkin kullanılmasını sağlayabilir.

Maliyet-Etkililik Analizi Çerçevesinde Eğitime Ayrılan Kaynaklar

Eğitime ayrılan kaynakların durumunun verimlilik, hakkaniyet ve etkililik gibi ilkelere göre değerlendirilmesi önemli. Kaynakların sınırlı olduğu ve COVID-19 salgınıyla birlikte kaynak ihtiyacının arttığı düşünüldüğünde maliyet-etkililik analizi çerçevesinde planlama yapılması ihtiyacı bulunuyor.

Maliyet-etkililik analizi çerçevesinde PISA 2018’e göre başarılı eğitim sistemlerin ortak özelliklerinin eğitim finansmanı bakımından incelenmesi, eğitim harcamalarının hangi alanlara yapıldığında daha etkili olabileceğine ilişkin bir fikir verebilir
Maliyet-Etkinlik Analizi

Program ve politika alternatiflerinin kaynak kullanımına göre etkililiğinin değerlendirilebilmesi için uygun çıktı ölçütlerini maliyetlerle birleştiren bir yöntemdir. Genel yaklaşım, alternatiflerin sonuçlarının etkililiğine göre en düşük maliyetli olanın benimsenmesidir.
(Kaynak: Levin, H. (2001). Waiting for Godot: cost‐effectiveness analysis in education. New Directions for Evaluation, 2001(90), 55-68. https://www.researchgate.net/publication/227624965_Waiting_for_Godot_Cost-Effectiveness_Analysis_in_Education )

Eğitim Harcamaları

Kamu Harcamaları

Türkiye’de 2021’de kamunun eğitime ayırdığı toplam bütçe 211.933.156.000 TL’ye yükseldi. Önceki yıla göre toplam eğitim bütçesinin gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının arttığı, merkezi yönetim bütçesine oranının ise azaldığı görülüyor. 2021’de toplam eğitim bütçesinin GSYH’ye oranı ise 0,1 yüzde puan artarak %3,8’e yükseldi.

Toplam eğitim bütçesinin merkezi yönetim bütçesi içindeki payı 2016’dan bu yana azalıyor. 2016’da %19,2 olan bu oran 2021’de 3,5 yüzde puan azalarak %15,8’e geriledi. Toplam eğitim bütçesi gibi MEB bütçesinin de merkezi yönetim bütçesi içerisindeki payı 2016’dan beri azalıyor. 2021 itibarıyla MEB bütçesinin merkezi yönetim bütçesine oranı %10,9, GSYH’ye oranı ise %2,6. Hem toplam eğitim bütçesi hem de MEB bütçesinin miktarlarındaki artışa karşın merkezi yönetim bütçesine oranlarının azalması kamu kaynaklarında yaşanan artışın eğitime ayrılan kaynaklara eşit düzeyde yansıtılmadığına işaret ediyor. 2021’de merkezi yönetim bütçesi %22,6 artarken, toplam eğitim bütçesindeki artış %19,4’tür. 

Toplam Eğitim Bütçesinin ve MEB Bütçesinin Yıllar İçindeki Değişimi

MEB 2020 Yılı İdare Faaliyet Raporunda ilk kez farklı kademelerdeki öğrenci başına harcama miktarları ve bu göstergenin izlenebilmesi için hedefler yer aldı. Eğitimde niteliğin artırılması ve eşitliğin sağlanması için eğitim harcamasına yönelik izleme çalışmalarının kişi başı ilkesine dayalı hesaplamalarla yapılması öneriliyor. Bu açıdan MEB’in MEB 2020 Yılı İdare Faaliyet Raporunda hem öğrenci başına yaptığı harcamayı hem de bu harcamayla ilgili koyduğu hedefi paylaşması önemli bir gelişme.

Hanehalkı Harcamaları

2017 verilerine göre OECD ülkeleri arasında özel eğitim harcamaları en yüksek ülke %34,8’le Kolombiya’dır. Kolombiya’yı sırasıyla Türkiye (%26,7), Avustralya (%18,8) ve Şili (%17,3) takip ediyor. OECD ülkelerinin genel ortalaması %10,0’dır. OECD genelinde özel harcamaların ağırlıklı olarak hanehalkı harcamaları olduğu görülüyor.

Hanehalkı harcamaları sadece özel öğretim kurumlarına yapılmıyor. Kamu okullarının kaynaklarında özel harcamalarının payının artması sosyoekonomik durumun eğitime etkisini artırıyor. Örneğin, okulların finansmanında veli bağışlarının payının artması okullar arası imkân farklılıklarını artırabilir. Bunun bir sonucu resmi okullarda öğrencilerin sosyoekonomik durumuna göre ayrışması olabilir.

Ortaöğretimde okuldan ayrılma riski en yüksek grup, kırsalda yaşayan, sosyal güvenliği olmayan, anne ve babasının eğitim düzeyi düşük, kalabalık ve yoksul ailelerde yaşayan kız çocuklarıdır.

2019’da hanehalkı eğitim harcamaları %8,6 artarak 53.833.111.938 TL oldu. Bu artışla hanehalkı harcamalarının eğitim harcamaları içerisindeki payı 1,2 yüzde puan artarak %20,8 oldu. Hanehalkı tarafından yapılan eğitim harcamaları hanelerin gelir durumuna ve kademelere göre farklılık gösteriyor.

Ortaöğretimde okuldan ayrılma riski en yüksek grup, kırsalda yaşayan, sosyal güvenliği olmayan, anne ve babasının eğitim düzeyi düşük, kalabalık ve yoksul ailelerde yaşayan kız çocuklarıdır.

19 Aralık 2020’de 2021 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifi TBMM’deki oylamanın ardından kabul edildi.

Kanun kapsamında, 2020 yılında 125.396.862.000 TL olan MEB bütçesi, 2021’de nominal olarak %17,2 artarak 146.920.234.000 TL oldu.

Enflasyon dikkate alındığında MEB bütçesinin son 10 yılda 2 kat arttığı görülüyor. 

Eğitim İzleme Raporu 2021: Eğitim Yönetişimi Ve Finansmanı Paneli

Eğitim İzleme Raporu 2021: Eğitim Yönetişimi ve Finansmanı dosyasının bulgularını ERG YouTube kanalında canlı yayımlanan etkinlikte kamuoyuyla paylaştık.

  • Rapor Sunumu
  • Rapor Dosyası

Eğitim İzleme Raporu 2021: Eğitim Yönetişimi ve Finansmanı raporunun lansman etkinliğinde gerçekleştirilen sunumu yukarıda inceleyebilirsiniz. İndirmek için tıklayınız.

Eğitim İzleme Raporu 2021: Eğitim Yönetişimi ve Finansmanı dosyasını indirmek için tıklayınız.

ERG Sözlük

  • Maliyet-Etkinlik Analizi
  • Parasız Yatılı Öğrenci
  • Seyreltilmiş Yüz Yüze Eğitim
  • Temel Lise

Program ve politika alternatiflerinin kaynak kullanımına göre etkililiğinin değerlendirilebilmesi için uygun çıktı ölçütlerini maliyetlerle birleştiren bir yöntemdir. Genel yaklaşım, alternatiflerin sonuçlarının etkililiğine göre en düşük maliyetli olanın benimsenmesidir.
(Kaynak: Levin, H. (2001). Waiting for Godot: costeffectiveness analysis in education. New Directions for Evaluation, 2001(90), 55 68. https://www.researchgate.net/publication/227624965_Waiting_for_Godot_Cost-Effectiveness_Analysis_in_Education)

Örgün ve resmi ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören ve ortaöğretim kurumları pansiyonlarında ücret ödemeden barınma hakkı elde eden öğrencileri ifade eder.
(Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği. (2016, 25 Kasım).

Resmi Gazete (Sayı: 29899). https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/3.5.20169487.pdf)

COVID-19 salgını sürecinde yüz yüze eğitimin belirlenen kademelerde sınıf mevcudunun ve ders müfredatının seyreltilmesiyle uygulanmasıdır.


(Kaynak: MEB (2020, 12 Ağustos). “Okulları birlikte açacağız”. Mayıs 2021

 http://www.meb.gov.tr/okullari-birlikte-acacagiz/haber/21424/tr)

Kanun hükümlerine göre dershane veya öğrenci etüt eğitim merkezi olarak faaliyet göstermekteyken, daha sonradan kurumların kurucuları tarafından dönüştürülen ve 2018-19 eğitim-öğretim yılının sonuna kadar faaliyet gösteren ortaöğretim özel okullarıdır.
(Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği.

(2012, 20 Mart). Resmi Gazete (Sayı:28239). https://ookgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2017_07/06162448_Yzel_YYretim_kurumlarY_yYnetmeliYi.pdf)

Eğitim İzleme Raporu 2020:
Eğitim Yönetişimi ve Finansmanı
Diğer Eğitim İzleme Raporları

ERG Blog'da İlgili Yazılar

Eğitimde Dijital Okuryazarlığın Önemi

İnternetteki yanlış bilgi sorununun bir salgına dönüştüğü günümüzde dezenformasyonu ayırt edebilmek, doğru bilgi kaynaklarına ulaşabilmek ve bilgileri teyit edebilecek araçları kullanabilmek çok kritik. Mehmet Fatih Çömlekçi, medya okuryazarlığı ve dijital medya okuryazarlığı kavramlarını sınıf içine taşımanın önemini ERG Blog’a yazdı.

Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifinin Yasama Süreci Katılımcılıktan Uzak

Öğretmenlerin çalışma koşullarını, görevlerini, haklarını ve sorumluluklarını düzenleyen öğretmenliğe özgü bir kanunun gerekliliği uzun yıllardır dile getiriliyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifi TBMM’ye geldi. İlgili komisyondan geçen kanun teklifi Genel Kurul’da görüşülmeye başlandı. Denge ve Denetleme Ağı’ndan uzmanlar kanun teklifinin yasama sürecini ERG Blog’a değerlendirdi.

Yeni Krizlere Dayanıklı Okul Ortamları Nasıl Kurulur?

Şu anda en önemli sorumluluğun Covid-19 salgınının hatırlattıklarını ve öğrettiklerini yorumlayarak gelecek krizlere karşı daha esnek, kapsayıcı ve yere özgü okul ortamları geliştirmek olduğu çok açık. Yüksek Mimar Pınar Gökbayrak, yeni krizlere dayanıklı eğitim ortamlarının nasıl kurulabileceğini ERG Blog’a yazdı

Ön kaydınız başarılı bir şekilde yapılmıştır.

Formunuz gönderilirken bir hata oldu. Lütfen tekrar deneyiniz.