‘Devlet Dürbünü Ters Tutuyor’

‘Devlet Dürbünü Ters Tutuyor’

Günlük Evrensel, Şerif Karataş

KÜRTÇENİN seçmeli ders olarak okutulması tartışmaları sürerken, Dil Bilimci Samî Tan’ın ardından yine bir Dil Bilimci, Necmiye Alpay’la ‘seçmeli ders’ tartışmalarını konuştuk. Hükümetin attığı adımı ‘yapması gereken bir yığın işten yalnızca biri’ olarak tarif eden Alpay, doğru bir şekilde…

Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması Türkiye’nin Kürt kültürü konusunda devekuşu politikasından çıkmak için yapması gereken bir yığın işten yalnızca biridir. Umarım doğru dürüst yapılır da kökeni ne olursa olsun isteyen her öğrenci Kürtçeyle az çok yakınlık kurma fırsatını bulur. Bu adımın doğru dürüst atılması ise Kürtçe meselesinin bir bütün olarak ele alınmasına bağlı. Kürtçe meselesi dediğim bütünün üç ayağı var. Bunlardan biri; ana dili Kürtçe olan çocukların eğitim sorunudur. Okulların programına Kürtçeyi seçmeli ders olarak yapıştırmak bu sorunu çözmez, diğer üç ayaktan biridir o. Pedagoji uzmanları bilir; bir çocuğa verilecek dersin biçimi ve içeriği, o çocuğun ana dili ile içinde bulunduğu aile ve toplum ortamına göre yapılacak değerlendirmelerle belirlenmelidir.

‘KÜRTLERİN İTİRAZI HAKLI’

Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulmasına itirazlar da var buna dair neler söylemek istersiniz?

Ana dilinde eğitim isteyen Kürtlerden gelen itirazları kastediyorsanız, haklıdırlar. Çocuk merkezli bir eğitim için; çocuğun ana dilinin ağırlıkla dikkate alınması şarttır. Bunun ilkelerini eğitim uzmanları ve öğretmen örgütleri, çocuğu merkeze alarak birlikte kararlaştırmalıdır. Bildiğim kadarıyla Eğitim Sen ve ERG (Eğitimde Reform Girişimi) gibi çeşitli eğitim kurumlarının bu yönde çabaları var. Çağımız iki dilli ya da üç dilli eğitim çağı.

İki saatlik ders dilin öğrenilmesi için yeterli mi? Bir dil nasıl öğrenilir ya da nasıl öğretilir?

Haftada iki saat, bir dil hakkında ancak biraz fikir edinmenize yarar. O dil ve kültürüyle tanışık olmak isteyenler için yararlı olabilir, ancak ana diliyle ilgili ihtiyaçların bununla karşılanacağını düşünmek, görünüşü kurtarmaya çalışmaktan başka anlam taşımıyor. Devlet bu meselede hâlâ çocukların durumunu değil, yanlışlığı kanıtlanmış siyaset odaklı anlayışları esas alıyor, olaya bakarken dürbünü ters tutuyor. (İstanbulEVRENSEL)


EĞİTİM SEN: AKP HÜKÜMETİ MANİPÜLASYON YAPIYOR

DİHA’ya konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik ise AKP’nin seçmeli Kürtçe ders verecek öğretmen bulamayacağını belirterek, kendilerinin de Kürtçenin eğitim dili olmasını istediklerini, bu nedenle de seçmeli ders vermeye sıcak bakmadıklarını söyledi. Çocukların gelişimi açısından ana dilde eğitimin önemine vurgu yapan Bozgeyik, Kürtlerin Türkiye’de uzun zamandır ana dilde eğitim, kültürel ve kimlik hakları ile ilgili mücadele verdiklerini belirterek, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini vurguladı.

AKP hükümetinin Kürtçeyi seçmeli ders haline getirerek Kürt halkına “Bakın ben sizin dil talebinizi yerine getiriyorum” demek istediğini ve bir manipülasyon politikası uyguladığını söyleyen Bozgeyik, “Türkçe dışında Türkiye’de yaşayan diğer dillerin de eğitim dili olarak uygulanması konusu yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde tartışılmalı. Türkiye’nin diller mezarlığına dönüşmemesi için diller anayasal güvenceye kavuşturulmalı. (ANKARA)