Bianet: ERG İlkokula Başlama Yaşının 66’dan 69 Aya Çıkarılma Kararını Yorumladı

Bianet: ERG İlkokula Başlama Yaşının 66’dan 69 Aya Çıkarılma Kararını Yorumladı

Okula başlama yaşının 66 aydan 69 aya çıktığının açıklanmasının ardından velileri ne bekliyor? ERG Araştırmacısı Gözde Ertekin Bianet’ten Ayşegül Özbek’in sorularını yanıtladı. Haberin aslına ulaşmak için tıklayınız.

Dün Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk‘un okula başlama yaşının 69 ay olacağını açıklamasının ardından kafalar tekrar karıştı. Zorunlu okula başlama yaşı tekrar aşağı mı çekiliyor?, Üç aylık bir fark neden bu kadar önemli?, Çocuğum okula ne zaman başlayacak? gibi sorular tekrar gündeme oturdu.

TIKLAYIN – Okula Başlama Yaşı 69 Ay Olacak

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Araştırmacısı Gözde Ertekin bianet’in sorularını yanıtladı.

66 aydan 69 aya çıktı

Yeni değişiklikle okula başlama yaşının 66 aydan 69 aya çekilerek 3 ay büyütüldüğünü belirten Gözde Ertekin bu düzenlemeyi olumlu buluyor.

Yeni açıklamaya göre artık okulların açılacağı eylül ayı sonunda 66 ay değil, 69 ayını doldurmuş çocuklar 1. sınıfa başlayacak.

“2019-20 eğitim öğretim yılında en geç 2013 Aralık’ta doğmuş çocuklar okula kaydedilecek. 2014 yılında doğan çocuklar sonraki yıl kayıt edilecek. Çocuklar, 72 ay öncesinde, Piaget‘nin* bilişsel gelişim dönemlerine göre “işlem öncesi” dönemde olmaları sebebiyle henüz ilkokula gelişimsel olarak hazır olmuyorlar. Bu sebeple, 66-69 ay arasındaki üç aylık fark çok büyük bir fark olmasa da, ilkokula başlangıç için önerilen 72 aya daha yakın olması adına olumlu bir değişiklik.”

Yeni eğitim öğretim yılı için planlanan başka bir değişiklik ise çocuğunu okula erken yazdırmak isteyen veliler için en az 66 ay koşulu getirilmesi. Yürürlükte olan sistemde, okula başlangıç yaşı 66 ay olsa da, veliler dilekçe vererek 60 ayını doldurmuş çocuklarını 1.sınıfa başlatabiliyorlardı.

Erken yazdırmak isteyen veliler için en az 66 ay koşulu getirildi

Ertekin yeni değişiklie, bu sınırın 66 aya çekildiğini belirtiyor:

“Ve artık 66 ayını doldurmamış çocuklar dilekçe verilse dahil 1.sınıfa başlayamayacak. Bu gelişmeyi, 60 aylık çocukların 69 aylık çocuklarla okuma ihtimalinin önüne geçecek olması sebebiyle olumlu buluyoruz. Çalışmalar, küçük çocukların kendinden yaşça büyük çocuklarla okumasının onların gelişimi, ruh sağlığı, akademik başarısı ve okul sevgisi açısından olumsuz olabileceğini gösteriyor.

“Bu sebeple, yapılan değişikliklerle sınıflarda birbirine yaş olarak daha yakın çocuklar olacak olması daha sağlıklı bir öğrenme ortamı sağlayacak.”

“Net okullulaşma oranı hesaplaması kolaylaşacak”

Peki, MEB neden böyle bir değişikliğe gitti? ERG Araştırmacısı Ertekin, bu değişiklik için MEB’in gerekçesini, net okullulaşma oranlarının hesaplanmasının kolaylaşacak olmasından kaynaklandığını aktarıyor:

“Net okullulaşma oranı, okul çağında olan çocukların yüzde kaçının okula kayıtlı olduğunu veren bir orandır. Örneğin, ilkokulda net okullullulaşma oranı, ilkokula kayıtlı çocuk sayısının, ilkokul çağındaki çocuk sayısına, yani çağ nüfusuna bölünmesiyle hesaplanır.

“Bu eğitim öğretim yılı için bu tanımdaki “ilkokul çağı” 66 ayda başlıyorken, değişiklikle birlikte 2019-20 eğitim öğretim yılı için 69 aydan başlıyor olacak. Bu değişiklikle, aynı sınıfta okuyan öğrencilerin büyük çoğunluğu aynı senede doğmuş olacak. Bu da çağ nüfusunun ve net okullulaşma oranlarının hesaplanmasının daha kolay ve doğru şekilde yapılabilmesini sağlayacak.”

Avrupa’da okula başlama yaşı üzerinden bir karşılaştırma yapmanın mümkün olup olmadığı sorumuz üzerine ise Gözde Ertekin, şunları ifade etti:

“Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda ilkokula başlama yaşının 6 olduğu görülüyor. Zorunlu eğitime başlangıç yaşı ise Avrupa’da 3 ila 7 yaş arasında farklılık gösterebiliyor. Ancak eğitime başlama yaşının 3’e düştüğü ülkelerde eğitime daha erken başlanıyor olmasının sebebi, okul öncesi eğitimin zorunluluk kapsamına dahil ediliyor olması.

“Avrupa’da okul öncesi müfredat oyun bazlı”

“Okul öncesi eğitimi, Macaristan ve Fransa gibi ülkelerde 3 yaşa kadar inebiliyor. Çocuklar, okul öncesinde, gelişimlerini destekleyecek, oyun bazlı, gelişimsel çağlarına uygun bir müfredat takip ediliyor. Avrupa’da çocukların ilköğretime en erken yaşta başladığı ülke, Avrupa Konseyi’nin yayımladığı bir rapora göre Kuzey İrlanda. Finlandiya ve İsveç gibi PISA skorları yüksek olan bazı ülkelerde ise ilkokula başlama yaşının 7 olduğu görülüyor.

“Türkiye şu an yürürlükte olan mevzuat ile Avrupa ülkeleri arasında ilköğretimin görece erken başladığı ülkeler arasında. Yeni değişiklikle de çocukların kayıt yaşının 5 yaş 9 ay olması sebebiyle yine Avrupa ülkelerinde yaygın ilkokula başlangıç yaşı olan 6 yaşın, eskiye göre daha az bir farkla da olsa, altında kalmış olacak.” (AÖ)

*Jean Piaget’nin dört evresi

1896’da İsviçre’de doğan Piaget bilişsel gelişimin dört evresini bilişsel gelişim kuramı olarak sistemleştiren psikolog.

Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı, çocuk eğitiminin önemli ölçüde değişimine yol açtı.

Çocuk zihniyetinin yetişkinin zihniyetiyle hiçbir ilişkisi olmadığını öne sürdü. Çocuğun mantığı kendine özgü olduğu gibi ona göre düşüncesinin de benmerkezli olduğunu aktardı.

Dış dünyadan yalnızca izlenimler almakla kalmayıp zekasını etkin bir tarzda yapılandıran çocukta bilişsel yapı, Piaget’ye göre dört evrede gerçekleşir:

Duyusal motor dönem (0-2 yaş)
İşlem öncesi dönem (2-5/6 yaş)
Somut işlemler dönemi (6/7-11/12 yaşlar)
Soyut işlemler dönemi (11/12 ve sonrası)